Disinclined türkçesi Disinclined nedir

Disinclined ingilizcede ne demek, Disinclined nerede nasıl kullanılır?

Be disinclined to : -mayı reddetmek istemek. -ya isteksiz olmak. -ya meyilli olmamak. -ya gönülsüz olmak.

Be disinclined : Canı istememek.

Disincline : Bir şeyi yapmaktan soğumak. Caydırmak. İsteğini kaçırmak. Kendinden soğutmak. Soğutmak (caydırmak). Soğutmak (bir şeyden veya birinden). Soğutmak. Çevirmek.

Disinclines : İsteğini kaçırmak. Bir şeyi yapmaktan soğumak. Caydırmak. Kendinden soğutmak. Soğutmak (bir şeyden veya birinden). Çevirmek. Soğutmak (caydırmak). Soğutmak.

Disinclination : Niyeti olmama. İsteksizlik. Gönülsüzlük.

Disinclinations : Gönülsüzlük. Niyeti olmama. İsteksizlik.

Disinclining : Soğutmak (caydırmak). Caydırmak. İsteğini kaçırmak. Soğutmak. Çevirmek. Kendinden soğutmak. Bir şeyi yapmaktan soğumak. Soğutmak (bir şeyden veya birinden).

İngilizce Disinclined Türkçe anlamı, Disinclined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disinclined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gutless : Korkak. Yüreksiz. Çekingen.

Antipathetical : Karşı olan. Antipati duyan. Karşıt. Zıt olan. Antipatik. Antipatisi olan.

Lacking enthusiasm : Hevesi olmayan. Gayretsiz.

 

Reluctant : Ağırdan alan. Tereddütlü. İsteği olmayan.

Stickiest : Zorlu. Yapışkan. Kötü. İnatçı. Tatsız. Rutubetli. Islak. Zor.

Sticky : Aşırı nemli. Sıvık. Yapış yapış. Rutubetli. Yapışkan. Zorlu. Islak. Vıcık. Kötü.

Indisposed : Soğumuş. Keyifsiz. Hasta. Rahatsız edilmiş. Rahatsız. Keyfi kaçmış.

Aclinic : Aklinik.

Averse : Zıt. Aksi görüşte olan. İçtinap. Karşı olan. Hazzetmez. Hoşnutsuz. Karşı. Muhalif.

Disinclined synonyms : loth, repugnant, coy, stickier, halfheartedly, under protest, negative, nonvoluntary, indispose, halfhearted, grudgingly, grudging, backward, half hearted, involuntarily, jaded, antipathetic, unwilling, afraid, loath, coyest, coyer.

Disinclined zıt anlamlı kelimeler, Disinclined kelime anlamı

Inclined : Yetenekli. Eğimli. Mütemayil. İstekli. Eğik. Yatkın. Yamuk. Eli yatkın. Meyilli. Yatmış.

Willing : İçten gelen. Hazır. Gönüllü. Gönülden. İsteme. Gönülden gelen. Candan. Gönüllülük. İstekli. İhtiyari.

Affirmative : Doğrulayan. Kesin. Olumlayıcı. Müspet. Doğrulayıcı. Olumlu cevap. Olumlu.