Disinclines türkçesi Disinclines nedir
- İsteğini kaçırmak.
- Kendinden soğutmak.
- Soğutmak (bir şeyden veya birinden).
- Caydırmak.
- Bir şeyi yapmaktan soğumak.
- Soğutmak.
- Çevirmek.
- Soğutmak (caydırmak).
Disinclines ingilizcede ne demek, Disinclines nerede nasıl kullanılır?
Disincline : Caydırmak. Bir şeyi yapmaktan soğumak. Çevirmek. İsteğini kaçırmak. Soğutmak (caydırmak). Soğutmak (bir şeyden veya birinden). Soğutmak. Kendinden soğutmak.
Disinclined : Gönülsüz. Soğumuş (bir şeyi yapmaktan). Meyilsiz. İsteksiz.
Be disinclined : Canı istememek.
Be disinclined to : -ya meyilli olmamak. -ya gönülsüz olmak. -ya isteksiz olmak. -mayı reddetmek istemek.
Disinclination : Gönülsüzlük. İsteksizlik. Niyeti olmama.
Disinclining : Kendinden soğutmak. Soğutmak (bir şeyden veya birinden). İsteğini kaçırmak. Bir şeyi yapmaktan soğumak. Çevirmek. Caydırmak. Soğutmak (caydırmak). Soğutmak.
Disinclinations : İsteksizlik. Niyeti olmama. Gönülsüzlük.
İngilizce Disinclines Türkçe anlamı, Disinclines eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disinclines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Averse : Gönülsüz. Aksi görüşte olan. İsteksiz. Muhalif. Karşıt. Karşı olan. Hazzetmez. Zıt. Karşı. Hoşnutsuz.
Keel : Yaprak damarı. Kömür mavnası. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı. bazı kemiklerin çıkıntılı parçası. Gemi. Sıcak bir sıvıyı karıştırarak soğutmak. Omurga. Teknecik. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Gemi omurgası.
Bend : Oynama yapmak. Yönelmek. Eğme. Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer. İşi e geldiği gibi değiştirmek. Eğilmek. Esnetmek. Çökmek (diz). Boyun eğmek.
Assemble : Birleşmek. Düzenlemek. Monte etmek. Takmak. Toplaşmak. Birleştirmek. Montaj yapmak. Toplamak.
Influence : Yankı uyandırmak. Tesir. Söz geçirmek. İkna etmek. Etkili olmak. Tesir etmek. Etki altına almak. Etki. Ses getirmek.
Besieges : Kuşatma altında tutmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Etrafını almak. Sıkıştırmak. Çevresini sarmak. Kuşatma altına almak. Kuşatmak. Muhasara etmek. Yağmuruna tutmak.
Discourage : Korkutmak. Mücadele gücünü kırmak. Hevesini kırmak. Umudunu köreltmek. Cesaret kırmak. Gözünü korkutmak. Önlemek. Hayal kırıklığına uğratmak. Engellemek.
Reluctant : Ağırdan alan. Tereddütlü. Gönülsüz. İsteksiz. İsteği olmayan.
Deterring : Cesaret kırıcı. Yıldırmak. Gözünü korkutup vazgeçirmek.
Loth : İsteksiz.
Disinclines synonyms : deters, annulling, regulate, sidetrack, chill, annuls, argue somebody out of something, estranges, averted, disaffect, shape, change to, alienates, disaffects, annuller, disincline, cools, dissuade, disaffecting, indisposed, assembles, determine, dissuading, afraid, alienate, averts, deter, annul, antipathetical, negative, avert, begird, change over.
Disinclines zıt anlamlı kelimeler, Disinclines kelime anlamı
Dispose : Kullanmak. Düzenlemek. Kontrolünde tutmak. Atmak. Dizmek. Dağıtmak. Alt etmek. İsteklendirmek. Başından atmak. İkna etmek.
Inclined : Mütemayil. Yamuk. İstekli. Eli yatkın. Yetenekli. Yatkın. Eğilimli. Yatmış. Eğimli. Eğik.
Willing : Gönüllülük. Hevesli. İçten gelen. Hazır. Razı. Gönülden. Gönülden gelen. İhtiyari. İstekli. Candan.
Disinclines antonyms : affirmative.

Bu kısımda Disinclines kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disinclines ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disinclines anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disinclines ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.