Dismissive türkçesi Dismissive nedir

Dismissive ile ilgili cümleler

English: We didn't know how to interpret the dismissive gesture that Tom made with his hands.
Turkish: Tom'un elleriyle yaptığı küçümseyen jesti nasıl yorumlayacağımızı bilmiyorduk.

Dismissive ingilizcede ne demek, Dismissive nerede nasıl kullanılır?

Dismissively : Dışlayıcı bir şekilde. İlgisizce. Saygısızca. Hor görerek. Önemsemez bir şekilde. Kibirlice.

Dismissible : Tahliye edilebilir. Yok sayılabilir. Bertaraf edilebilir. Kovulabilir. İşten çıkarılabilir. Gönderilebilir. Görevinden alınabilir. Reddedilebilir. Serbest bırakılabilir.

Dismissing : Savmak. İşten kovmak. Affetmek. Azletmek. İşten çıkarmak. Reddetmek (dava). İşten atmak. Salıvermek. Bırakmak. Kovmak.

Dismission : İşten atılma. Uzaklaştırma. Bir kimsenin işinden atıldığına dair hazırlanmış olan resmi yazı. İşten kovulma. İşine son verilme. Bir kimsenin işine son verilmesi. Başından savma. Gönderme işi.

Dismiss an action : Bir davayı reddetmek.

Dismissal notice : İşten çıkarma bildirimi. İhbar öneli.

Dismissal indemnity : Duyurusuz işten çıkarma ödencesi. Kendilerine duyurulmadan işlerinden çıkarılanlara iş yasasına göre gerçekleşecek dokuncaları karşılığı işverence yapılan ödeme.

 

Dismissal pay : Kıdem tazminatı. Bir işyerinde enaz bir yıl olmak üzere belli bir süre çalışmış olan işçiye çalışma süresine bağlı olarak, hizmet sözleşmesinin iş kanununda belirlenmiş koşullarla sona ermesi durumunda, işveren tarafından ödenen para.

Dismissal : Çıkarma. Azletme. Azat. Gönderme. Aklından çıkarma. İşten çıkarılma. Düşünmeme. Af. Açığa çıkarmak.

Dismiss : Göndermek. Açığa çıkarmak. Savmak. Affetmek. Bırakmak. Kapı dışarı etmek. İşten atılma. İşten atmak. İşten çıkarmak. Azletmek.

İngilizce Dismissive Türkçe anlamı, Dismissive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dismissive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brasher : New york eyaletinde yerleşim yeri. Atılgan. Aceleci. Sırnaşık. Küstah. Yüzsüz.

Beside the question : Mevzu dışında. Alakasız. Konu dışı. Mevzudan hariç. İlgisiz veya alakasız (konu). İlgisi olmayan.

Bragger : Hava atan. Gösterişçi. Tribünlere oynayan. Burnu büyük.

Boastful : Kendini beğenmiş. Övüngeç. Övüngen. Övünen. Palavracı. Benbenci. Böbürlenen.

Complacent : Kayıtsız. Kendinden hoşnut. Kanaatkar. Kendi kendine yeten. Boşveren. Halinden memnun. Rahat. Keyfi yerinde.

Assuming : Eğer. Küstah. Mağrur. Göz önünde tutulursa. Göz önüne alınacak olursa. Kendini beğenmiş.

Cocksy : Patronluk taslayan. Küstah. Arsız. Terbiyesiz.

Brash : Kırpıntı. Sağanak. Acemi. Toy. Sırnaşık. Kırık taş. Atılgan. Aceleci. Kırık buz. Kırık kaya parçaları.

Cocky : Burnu havada. Kendini beğenmiş. Ukala. Kendinden çok emin.

 

Discourteous : Kaba ve saygısız. Kabalık. Kaba saygısız. Nobran. Nezaketsiz. Kaba.

Dismissive synonyms : rejective, braggy, careless, disrespectful, disregardful, assumptive, bumptious, flippest, awless, flippant, apathetic, biggety, bloodless, exclusivist, aloof, brashest, cliquey, affectionless, braggers, casual, disinterested, as bold as brass, braggart, absent, as proud as lucifer, eliminative, bragging, exclusionist, uninterested, aweless, clinical, cavalier, apathetical.

Dismissive zıt anlamlı kelimeler, Dismissive kelime anlamı

Interested : Meraklı. İlgili. Çıkar gözeten.

Acceptive : Kabul edilir.

Dismissive ingilizce tanımı, definition of Dismissive

Dismissive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Giving dismission.