Dispels türkçesi Dispels nedir

Dispels ingilizcede ne demek, Dispels nerede nasıl kullanılır?

Dispel : Defetmek. Dağıtmak. Gidermek. Yok etmek.

Dispelled : Defetmek. Dağıtmak. Yok etmek. Gidermek.

Dispelling : Giderme. Def etme. Dağıtma. Kovma.

Dispeace : Katılmama. İhtilaf. Çekişme. Barışsızlık.

Dispend : Savurmak. Boş yere sarfetmek. Boş yere harcamak. Harcamak. Tüketmek.

Dispending : Boş yere sarfetmek. Boş yere harcamak. Savurmak. Tüketmek. Harcamak.

Dispensation : Yazgı. Muafiyet. Vazgeçme. Af. Verme. Dağıtım. Bağışıklık. Genel kuralın dışına çıkabilme izni. Dağıtma. Bölme.

Dispense : Bağışlamak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. Başarmak. İlaç hazırlamak. Vazgeçmek. Hariç tutmak. Hazırlamak (ilaç). Hazırlamak (ilaç vb). İlaç yapıp vermek. Tevzi etmek.

Dispensation of justice : Adalet dağıtımı.

Dispensations : Dönem (bir dinin etkili olduğu). Hariç tutma. Dağıtım. İdare. Muafiyet. Dağıtma. Bölme. Kader. Vazgeçme. Bağışıklık.

İngilizce Dispels Türkçe anlamı, Dispels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dispels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allayed : Hafifletmek. Sakinleştirmek. Azaltmak. Yatıştırmak. Bastırmak. Dindirmek.

Bollixed : Altüst etmek. Bozmak. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Batırmak. Berbat etmek.

 

Crack up : Güçten düşme. Yıkılmak. Dağılmak. Şalteri atmak. Çökmek. Sinir krizi geçirmek. Övmek. Sağlığı bozulmak. Sinirsel çöküntü yaşamak.

Counteract : Karşı savaşmak. Önlemek. Karşı koymak. Karşılık vermek. Etkisini gidermek. Etkisizleştirmek. Etkisiz hale getirmek. Mukabele etmek. Etkisini yok etmek.

Clutters : Karıştırmak. Karman çormanlık. Tıka basa doldurmak. Darmadağınık etmek. Dağınıklık. Yığmak. Darmadağın etmek. Karmakarışık etmek. Koşuşmak.

Clear off : Kaçmak. Ortadan kaybolmak. Çekip gitmek. Defolmak. Bir yeri boşaltmak. Bitirmek. Bir yeri tasfiye etmek. Ortadan kaldırmak. Tabanları yağlamak.

Annihilates : Yenmek. Yoketmek. İptal etmek. Feshetmek. Bozmak. Mahvetmek. Elemek. İmha etmek. Ortadan kaldırmak.

Move : Tahrik etmek. İlerlemek. Taşıma. Kımıldatmak. Hareket. Duygulandırmak. Hareket etmek. Kıpırdanmak. Taşınmak. Oynamak.

Counteracted : Mukabele etmek. Karşı koymak. Etkisini gidermek. Etkisini yok etmek. Karşı savaşmak. Etkisizleştirmek. Karşılık vermek. Önlemek. Etkisiz hale getirmek.

Dispels synonyms : sacred writing, sacred text, shoo off, synoptic gospels, religious writing, religious text, dealing out, shoo, bollixing, cleared, cut off, averted, compensate, clears, turn back, run off, bollix, clear the air, banish, bestrews, drive away, new testament, apportions, annihilate, demolish, deal out, allocate, averts, counteracts, bestrewing, appeasing, beat off, drive off.

Dispels zıt anlamlı kelimeler, Dispels kelime anlamı

Take : (fotoğraf) çekmek. Çevirmek. Ele almak. Almak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakalamak. Avalanan hayvan miktarı. Çekim. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. (sınava) girmek.

 

Enforce : Zorla elde etmek. Yerine getirmek. İnfaz etmek. Yürütmek. İcra etmek. Takviye etmek. Sözünü geçirmek. Mecbur etmek. Dayatmak. Zorla kabul ettirmek.