Dispeace türkçesi Dispeace nedir
Dispeace ingilizcede ne demek, Dispeace nerede nasıl kullanılır?
Dispel : Dağıtmak. Defetmek. Yok etmek. Gidermek.
Dispelled : Defetmek. Yok etmek. Gidermek. Dağıtmak.
Dispelling : Giderme. Kovma. Dağıtma. Def etme.
Dispels : Gidermek. Dağıtmak. Yok etmek. Defetmek.
Dispend : Boş yere harcamak. Boş yere sarfetmek. Savurmak. Tüketmek. Harcamak.
Dispensable : Ehemmiyetsiz. Elzem olmayan. Zorunlu olmayan. Önemsiz. Vazgeçilebilir. Gözden çıkarılabilir. Gereksiz. Mazur görülebilir. Olmasa da olabilir.
Dispensator : Dağıtıcı.
Dispensaries : Bakım evi. Dispanser. Bakımevi. Sağlık merkezi. Sağlıkevi. Askeri eczane. Askeri revir.
Dispensation of justice : Adalet dağıtımı.
Dispensary : Sağlık merkezi. Bakım evi. Sağlıkevi. Dispanser. Bakımevi. Askeri revir. Askeri eczane.
İngilizce Dispeace Türkçe anlamı, Dispeace eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dispeace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Endemic : Özgü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Yöresel. Belirli bir yere özgü hastalık. Mahalli ve daimi hastalık. Belirli topluluğa özgü hastalık. Yöresel hastalık. Bir bölgeye özgü, yerli olan. Yöreye özgü bitki örtüsü.
Animal disease : Hayvan hastalığı.
Bespangle : Pullamak. Süslemek. Pullarla süslemek. Parıltılı şeylerle donatmak.
Dot : Çekit. Nokta nokta kaplamak. Noktasını koymak. Nokta koymak. Puan. Ondalık nokta. Çekidini koymak. Benek. Beneklemek. Nokta.
Cat and mouse : Hasımlar. Düşmanlar. Kedi ve fare.
Controversies : Münakaşa. Mücadele. Uyuşmazlık. Tartışma. Anlaşmazlık.
Competitions : Yarışma. Rekabet.
Incompetence : Yetersizlik. Beceriksizlik. Acziyet. Kabiliyetsizlik. Yetkisizlik. Pulmoner yetersizliği. Yeteneksizlik. Eksiklik. Ehliyetsizlik.
Contention : Yarışma. Tartışma. Görüş. Uyuşamama. Bakış açısı. Münakaşa. İddia. Tartışma konusu.
Chaffered : Pazarlık etmek. Alışverişte bulunmak. Çekişmek. Pazarlık.
Dispeace synonyms : cystic breast disease, phlebotomus, respiratory disease, congenital disease, genetic abnormality, splosh, mucocutaneous lymph node syndrome, thyromegaly, skin disorder, marseilles fever, fibrocystic breast disease, ozaena, pycnosis, inflammatory disease, plant disease, fibrocystic disease of the breast, endemic disease, autoimmune disorder, cystic mastitis, kenya fever, hereditary condition, milk sickness, industrial disease, roseola infantum, disease of the skin, meniere's disease, hereditary disease, disease of the neuromuscular junction, inherited disorder, respiratory illness, roseola infantilis, onychosis, ozena.
Dispeace zıt anlamlı kelimeler, Dispeace kelime anlamı
Wellness : İyi durumda olma. Sıhhat. Sağlıklı olma. Güçlülük. Sağlıklı olma durumu. İyi olma durumu. Sağlık. Kuvvetlilik. Sıhhatli olma durumu. Zindelik.
Honor : Kabul etmek (çek). Hüsnü kabul göstermek. Şeref vermek. Namus. Onur vermek. Onur. Saygı göstermek. Saymak. Onurlandırmak. Bkz.honour.

Bu kısımda Dispeace kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dispeace ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dispeace anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dispeace ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.