Dispelled türkçesi Dispelled nedir

Dispelled ile ilgili cümleler

English: Dear Brothers and Sisters, Jesus Christ is risen! Love has triumphed over hatred, life has conquered death, light has dispelled the darkness!
Turkish: Sevgili kardeşlerim, Hazreti İsa yükseldi! Sevgi nefret üzerinde zafer kazandı, hayat ölümü ele geçirdi, ışık karanlığı dağıttı.

Dispelled ingilizcede ne demek, Dispelled nerede nasıl kullanılır?

Dispelling : Def etme. Dağıtma. Giderme. Kovma.

Dispel : Yok etmek. Gidermek. Dağıtmak. Defetmek.

Dispels : Dağıtmak. Defetmek. Gidermek. Yok etmek.

Dispeace : Barışsızlık. Katılmama. İhtilaf. Çekişme.

Dispend : Tüketmek. Harcamak. Boş yere harcamak. Savurmak. Boş yere sarfetmek.

Dispensatory : İlaç kitabı. Klinik. Kodeks.

Dispensary : Bakımevi. Askeri eczane. Sağlıkevi. Dispanser. Askeri revir. Sağlık merkezi. Bakım evi.

Dispense : Hariç tutmak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. İlaç yapıp vermek. Dağıtmak. Hazırlamak (ilaç vb). Vazgeçmek. Uygulamak. Hazırlamak (ilaç). Başarmak. İlaç hazırlamak.

Dispensable : Gözden çıkarılabilir. Gereksiz. Olmasa da olabilir. Zorunlu olmayan. Önemsiz. Elzem olmayan. Vazgeçilebilir. Mazur görülebilir. Ehemmiyetsiz.

Dispensator : Dağıtıcı.

İngilizce Dispelled Türkçe anlamı, Dispelled eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dispelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Banishing : Sürgüne yollamak. Sürmek. Düşünmemek. Kovmak. Sürmek (bir yerden atmak). Aklından çıkarmak. Kafasından atmak. Sürgüne göndermek. Sürgün etmek.

Avert : Çevirmek. Bertaraf etmek. Yön değiştirmek. Meydan vermemek. Başka yöne çevirmek. Menetmek. Engellemek. Önüne geçmek.

Driven : Belli bir yöne götürülen. Hırslı. Rüzgar tarafından taşınan ve uçurulan (kar tüy vs). Sürülmüş. İleri sürülmüş. Belli bir doğrultuda yönlendirilen. Azimli. Sürmek. Çalışır. İşler.

Bestrewed : Kaplamak. Yayarak kaplamak. Saçmak.

Apportion : Tevzi etmek. Eşit olarak taksim etmek. Taksim etmek. Paylaştırma. Tahsis etmek. Pay etmek. Bölüştürmek. Paylaştırmak.

Deal : Değinmek. Ele almak. İş. Miktar. Oyun kağıdı dağıtmak. İlgilenmek. Alışveriş etmek. Vurmak. Kağıtları dağıtma sırası.

Clearing off : Ortadan kaldırmak. Bitirmek. Çekip gitmek. Defolmak. Ortadan kaybolmak.

Bestrewing : Yayarak kaplamak. Kaplamak. Saçmak.

Be on the loose : Özgür olmak. Çılgınca eğlenmek. Kayıplara karışmak. Serbest olmak.

Appeasing : Gönlünü almak. Yatıştıran. Hafifletmek. Sakinleştirmek. Yatıştırıcı. Bastırmak. Yatıştırma. Yatıştırmak. Azaltmak.

Dispelled synonyms : deaden, cut up, demolish, appeases, allocate, motivated, bestrewn, beat off, counteracts, clutter, drive off, bring to a close, counteract, averts, dealing out, drive away, deadens, averted, annihilate, bollix, deal out, banishes, charm away, spread, compensate, allays, compensates, bestrews, bollixes, distributed, dispel, banished, allayed.

 

Dispelled zıt anlamlı kelimeler, Dispelled kelime anlamı

Concentrated : Dikkatini vermiş. Yoğunlaşan. Yoğuşuk. Konsantre. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğunlaşmış. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Konsantre olmuş. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Derişik.

Unmotivated : İlgilenmeyen. Hiç arzu hissetmeyen. Motive olmamış. Nedensiz. Güdülenmeksizin. Hiç motivasyonu olmayan. Gerekçesiz. Motivasyonsuz.