Dispersivity türkçesi Dispersivity nedir

  • Bir ortamda yayılan çeşitli sıklıkta dalga karışımını oluşturan birleşenlerin yayılma hızları (kırılım imleçleri) değişik olduğu için birbirlerinden ayrılmaları.
  • Dispersivite.
  • Ayrılganlık.
  • Fizik alanında kullanılır.

Dispersivity ingilizcede ne demek, Dispersivity nerede nasıl kullanılır?

Dispersive : Geçirdiği ışınları birbirinden ayıran dalga taşıyıcı (ortam). Serpingen. Ayırgan. Dağıtmaya eğilimli. Dispersiv. Ayırıcı. Dağıtıcı. Ayıran.

Dispersive medium : Ayırgan ortam.

Dispersively : Dağıtıcı bir şekilde.

Dispersing : Yayılmak. Gidermek. Dağılmak. Açılmak. Serpilmek. Yaymak. Dağıtmak.

Dispersing agent : Dağınıklaştırıcı. Çözücü madde. Dispersleme maddesi. Dispersiyon maddesi. Dağıtıcı katkı. Yayıcı katkı.

Dispersion measures : Dağılım ölçümleri. Verilerin merkeze ilişkin dağılımları hakkında bilgi edinilen, dağılım genişliği, varyans, standart sapma, standart hata, değişim kat sayısı, persentiller ve kartiller gibi ölçümler.

Dispersion medium : Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının süspansiyon biçiminde dağılmasını sağlayan ortam. Dağılma ortamı. Dağılım ortamı. Dağıtım aracı. Serpinme ortamı. Dağınım ortamı. Dağıtıcı faz. Dağıtma azı. Bir özdeğin asıltı büyüklüğünde dağıldığı sürekli ortam.

 

Dispersion matrix : Yayılım matrisi.

Dispersion force : Dağılım gücü veya kuvveti. Dispersiyon kuvveti. Serpinme kuvveti. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İki özdeciğin karşılıklı eksicik kaçınımlarından oluşan, çekim gerilimi art uzaklığın altıncı üssüyle ters orantılı olarak değişen fiziksel kuvvet.

Dispersion of light : Değişik renklerden oluşan ışığım, uygun koşullar altında yan yana tek renkli kuşaklar durumunda dizilmesi. Değişik dalga boylarından oluşan ışığın, kırınım göstergesi dalga uzunluğuna göre değişen bir ortamın yüzeyinde, kendini oluşturan dalgalara kırınım yoluyla ayrılması. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ortam içinde, ışık kırınım indisinin ışık dalga boyuna göre değişimi. Işık ayrışımı. Işık serpinmesi. Dağılım.

İngilizce Dispersivity Türkçe anlamı, Dispersivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dispersivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Abkulon. On kulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık coulomb.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutma katsayısı. Soğurabilirlik. Emme sığası. Emme yetkesi. Soğurganlık. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emicilik. Yutuculuk.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

 

Absolute zero : Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıfır. Mutlak sıfır.

Absorption loss : Soğurum yitimi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı. Soğurma kaybı. Emme yitmesi. Absorpsiyon kaybı. Emme yitiği.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı.

Absolute units : Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler. Saltık birimler.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Hızlanmayı. İvmeölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçer. İvme ölçme aleti. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmeyi ölçen. İvmeyi ölçen aygıt.

Dispersivity synonyms : abampere, absorptiometer, absolute concentration, absorption band, absorption edge, absolute magnitude.