Disprover türkçesi Disprover nedir

  • Çürüten.
  • Doğru olmadığını gösteren.
  • Aksini kanıtlayan.
  • Yanlışlığını ispatlayan.
  • Tersini ispatlayan.

Disprover ingilizcede ne demek, Disprover nerede nasıl kullanılır?

Disprove : Aksini kanıtlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Tersini kanıtlamak. Aksini ispat etmek. Tersini ispat etmek. Çürütmek. Yalanlamak.

Disproved : Yalanlamak. Çürütmek. Aksini kanıtlamak.

Disproven : Aksi kanıtlanmış. Çürütülmüş. Doğru olmadığı gösterilmiş. Yanlış olduğu ispatlanmış. Yanlışlığı ispatlanmış. Tersi ispatlanmış.

Disproves : Tersini ispat etmek. Çürütmek. Yalanlamak. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak. Tersini kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Aksini kanıtlamak. Aksini ispat etmek.

Disprovable : Karşı çıkılabilir. Reddedilebilir. Geçersiz kılınabilir. Geçersizleştirilebilir. Çürütülebilir.

Disproportionality : Orantısızlık.

Disproving : Aksini ispatlamak. Aksini ispat etmek. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Tümdengelimci bir dizgede bir vargı ya da kanıtsavın önsayıtlara aykırılığını gösterme, bk. doğrulama. Tersini ispat etmek. Yanlışlama. Yalanlamak. Tersini kanıtlamak. Çürütmek. Aksini kanıtlamak.

Disproportional stratified sampling : Orantısız katmanlı örnekleme. Her katmandan, evren içindeki oransal ağırlığına bakmaksızın eşit sayıda örnek alan katmanlı örnekleme.

 

Disproportionate : Oransız. Çok fazla ya da çok az. Orantısız. Fazlasıyla. Aşırı. Çok büyük ya da çok küçük. Nispetsiz.

Disproportion : Asimetrik. Orantısızlık. Oransızlık. Ayarsızlık. Nispetsizlik. Orantısız. İki şey arasında beklenen oranın kaybolmuş olması hali.

İngilizce Disprover Türkçe anlamı, Disprover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disprover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sapremic : Kan zehirlenmesinden acı çeken (tıp veya medikal terimi). Çürümeye yol açan. Septisemiden muzdarip olan. Kan zehirlenmesi yaşayan. Sapremik.

Saprogenic : Bozulma veya çürüme ile sonuçlanan. Çürümeye sebep olan. Çürümüş. Bozulmaya sebep olan. Saprojenik. Çürükte yetişen. Çürüme ile ortaya çıkan. Çürümüş maddede yetişen.

Putrefactive : Bozuk. Çürümüş. Çürüme veya kokuşmayla ilgili olan. çürüme veya kokuşmaya neden olan. Çürük. Kokmuş. Pütrefaktif. Çürütücü.

Debater : Konuşmacı. Tartışmacı.

Putrefacient : Çürümüş. Çürütücü. Bozuk. Çürük. Kokmuş.

Arguer : Tartışan kimse. Kavgacı. Çekişen kimse. Tartışmacı.

Witherers : Solduran. Kurutan. Bozan.

Rebutter : Karşılıklı delil. Mukabil kanıt. Mukabil delil. Davalının ikinci cevap layihası. Davalının ikinci cevabı. İddianın çürütülmesi.

Cankerous : Yer yer çürümekte olan. Ülserli. Pamukçuğa neden olan. Pamukçuk gibi. Çürütücü. Yozlaştıran.

Confuter : Yalanlayan kimse. Aksini ispat eden kimse.

Disprover synonyms : refuter, witherer.

Disprover ingilizce tanımı, definition of Disprover

Disprover kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who disproves or confutes.