Disputer türkçesi Disputer nedir
- Kavga yürüten.
- İhtilafçı.
- Tartışmacı.
- Tartışma yürüten.
Disputer ingilizcede ne demek, Disputer nerede nasıl kullanılır?
Disputers : Kavga yürüten. İhtilafçı. Tartışma yürüten. Tartışmacı.
Alternative dispute resolution : Alternatif uyuşmazlık çözümü. Üçünü şahıs arabulucu aracılığı gerektiren ve anlaşmazlığın iki tarafı için de kabul edilir çözüm bulmayı amaçlayan çatışma çözümlenmesi yöntemi. Adr. Alternatif sorun çözümü.
Area of dispute : Anlaşmazlık konusu olan bölge. Tartışma alanı.
Be beyond dispute : Tartışma götürmemek.
Be open to dispute : Su götürür olmak. Tartışmaya açık olmak. Şüpheli olmak. Farklı yorumlara açık olmak. Bir şey tartışılabilmek.
Commercial dispute : İş konuları içeren anlaşmazlık. Ticari ihtilaf. Ticari anlaşmazlık.
Deep dispute : Derin tartışma. Karışık anlaşmazlık.
Collective labour dispute : İş uyuşmazlığı. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. Toplu iş anlaşmazlığı. Toplu iş ihtilafı.
In dispute : Davalı. Çekişmeli. Dava konusu olan. Tartışmalı. İhtilaflı. İhtilaf halinde.
Beyond dispute : Tartışmasız. Tartışma götürmez. Apaçık. Su götürmez.
İngilizce Disputer Türkçe anlamı, Disputer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disputer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gap : Yol açmak. Kısık. Kırığın çeperleri arasındaki ayrılık. Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır. Yarmak. İyi tarım uygulamaları. Açıklık. Yarık. Kıvrımlı yapılarda, bir kıvrımı keserek, iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki gedik koyaklara verilen ad. Fark.
Factionist : Hizipçi. Fitneci. Kışkırtıcı. Partizan. Bölücü.
Tilt : Yan yatırmak. Yana yatıklık. Devirmek. Yana yatmak. Yatırmak (bir şeyi bir yöne). Bir yöne doğru eğilmek. Mızrağı doğrultmak. Mızrakla saldırmak. Yan yatmak. Yatırmak.
Contestation : Yarışma. İtiraz. Tartışma. Red. Çekişme. İnkar. İşverenlerle işçiler arasındaki karşılıklı istemleri bir sonuca bağlamak amacıyla seçilen tesmilcilerin bu konular üzerinde düşünce beraberliğine varamamaları ya da bir taraf temsilcilerinin oturuma katılmamaları. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İş uyuşmazlığı. Mücadele.
Debater : Konuşmacı.
Agonistical : Kavgacı. Yorucu.
Kiss of death : Öldürücü darbe. İnsana hapı yutturan şey.
Misfortune : Şanssızlık. Kara talih. Bela. Kötü talih. Bedbahtlık. Felaket. Kaza. Kör talih. Talihsizlik. Aksilik.
Row : Oturma yeri dizisi. Gürültü yapmak. Kapışma. Sandalla gezdirmek. Dizi. Sıra. Gürültü. Yansıra. Kayıkla taşımak. Ağız kavgası.
Difference of opinion : Görüş farklılığı. Katılmama. Fikir farklılığı. Farklı fikirlerde olma. Görüş ayrılığı. Düşünce farklılığı. Fikir ayrılığı. Görüş farkı.
Disputer synonyms : unavoidable casualty, inevitable accident, plague, wrangle, argument, dustup, vis major, discursory, famine, quarrel, disputers, arguing, cataclysm, contention, controversy, disputatious, collision, tsunami, visitation, difference, tidal wave, tragedy, act of god, disputation, disputants, debaters, arguers, conflict, wrangler, wranglers, run in, disceptation, disputant.
Disputer zıt anlamlı kelimeler, Disputer kelime anlamı
Agreement : Razı olma. Uygunluk. Mutabakat. Sözleşme. Uyuşma. Kabul etme. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uzlaşma. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. Kontrat.
Uncontroversial : Tartışma götürmez. Tartışmasız.
Disputer ingilizce tanımı, definition of Disputer
Disputer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who disputes, or who is given to disputes. A controvertist.

Bu kısımda Disputer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disputer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disputer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disputer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.