Dissociations türkçesi Dissociations nedir

Dissociations ingilizcede ne demek, Dissociations nerede nasıl kullanılır?

Dissociation constant : Çözüşüm katsayısı. Ayrışım değişmezi. Çözünürlük sabitesi. Disosiasyon sabitesi. Disosiyasyon sabitesi. Bir bileşiğin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite. İyonlaşma sabitesi. Ayrışma sabiti. Bozunma sabitesi.

Dissociation rate : Disosasyon hızı. Çözüşüm hızı. Ayrışım hızı.

Acid dissociation constant : Asit iyonlaşma sabitesi. Bir asidin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite, ka.

Oxygen hemoglobin dissociation curve : Oksijenin kısmi basıncıyla hemoglobinin oksijenle doymuşluk derecesi arasındaki ilişkiyi gösteren grafik. Oksijen-hemoglobin ayrışma eğrisi.

Degree of dissociation : Ayrışma derecesi.

Dissociative anaesthesia : Disosiyatif anestezi. Limbik ve retiküler sistem etkilenmeden corticothalamic sistemin baskılandığı ve hastanın çevreden kopmasıyla belirginleşen, kopma veya kataleptoit nitelikte oluşan anestezi şekli.

Electrolytic dissociation : Elektrolitik çözünme. Elektrolitik ayrışma. Elektrikli ayrışma.

Dissociative agents : Disosiyatif ajanlar. Dissosiyatif anestezi oluşturan ilaçlar.

 

Dissociative : Bilincin birbirinden bağımsız parçalara ayrılması ile ilgili (psikiyatri). Çözülmeli. Ayrılma ile ilgili. Çözülme ile ilgili. Ayrışma ile ilgili. Parçalanmaya özgü. Ayrı tutma.

Dissociating : Ayrı olarak düşünmek. Ayrışmak. Ayırmak. Çözünmeye uğramak. Ayrıştırmak. Birbirinden ayrılmak. Çözüşmek. Ayrı tutmak.

İngilizce Dissociations Türkçe anlamı, Dissociations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissociations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decompositions : Dağılma. Alt gruplara ayırma. Dekompozisyon. Bozukluk. İnceleme. Çürüklük. Bozulma. Faktörlere ayırma. Analiz.

Disassociation : Disasosiyasyon. İlişiği kesme. Kendini ayırma.

Separation : Ayrı yaşama. Boşluk. Firkat. Bölünme. Müstakil olma. Ayrılış. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Ayrı olma.

Desintegration : Parçalanma. Kayaçların fiziksel etkilerle dağılması, parçalanması, ufalanması. Bozunum. Ayrışım. Dağılma.

Thawing : Buzu çözülmek. Buz çözülmesi. Eritme. Erimek. Açılmak. Açmak. Erime. Eritmek. Buzun çözülmesi.

Breakups : Bozulmalar. Çöküş. Parçalanma. Bozulma. Dağılma.

Breakaways : Ani atak. Gruptan kopma. Serbest kalan. Çekilme.

Culling : İşe yaramayan hayvanları öldürmek. Seçmek. Iskartaya çıkarmak. Yetiştirme sezonu başında yetiştirmeye elverişli olmayan düşük verimli, yaşlı, hasta, sakat hayvanların sürüden uzaklaştırılması. Toplamak. Ayıklama. Ayırma işi.

 

Conge : Ani işten çıkarma (fransızcadan gelen). İşten çıkarma. Yol verme. Kovma. Resmi uğurlama. Bir kişin ayrılması için verilen resmi izin (fransızcadan gelen).

Dissociations synonyms : dissociative disorder, psychological state, psychological condition, being surprised, separations, assigner, disorientation, befuddlement, breaking up, disengaging, checkout, distribution, allocation, confusion, compartmentalization, abruption, resolutions, breakup, avulsion, confusions, astonishments, brack, curiously, addlement, breaking down, cutting off, breakages, breaking off, compartmentalisation, disincorporation, lysol, disintegration, mental condition.