Conge türkçesi Conge nedir

  • Yol verme.
  • İşten çıkarma.
  • Ayrılma.
  • Resmi uğurlama.
  • Kovma.
  • Ani işten çıkarma (fransızcadan gelen).
  • Bir kişin ayrılması için verilen resmi izin (fransızcadan gelen).

Conge ile ilgili cümleler

English: Our delay was due to traffic congestion.
Turkish: Gecikmemiz trafik sıkışıklığı nedeniyleydi.

English: In Hong Kong there are two types of liquid food which are considered absolutely vital: Cantonese soup and congee. It is curious to note that however "thick and ingredient-filled" the soup is, it's always drunk and however "thin" the congee is, it's always eaten.
Turkish: Hong Kong'ta kesinlikle hayati kabul edilen iki tür sıvı gıda vardır: Kanton çorba ve Congee. Söylemesi tuhaftır ki her nasılsa "kalın ve malzeme dolu" çorba her zaman içilir ve her nasılsa congee "ince"dir ve her zaman yenir.

English: I have congee every morning.
Turkish: Ben her sabah Congee yerim.

English: He used to suffer from severe nasal congestion.
Turkish: O şiddetli burun tıkanıklığından dolayı acı çekti.

English: She is congenitally disabled.
Turkish: O doğuştan özürlü.

Conge ingilizcede ne demek, Conge nerede nasıl kullanılır?

Congeable : Kanuni caiz. Kanunen izin verilmiş olan. Meşru.

Congeal : Donmak. Pıhtılaşmak. Katılaşmak. Katılaştırmak. Pıhtılaştırmak. Bir sıvıyı dondurmak. Dondurmak (bir katıyı). Bir katıyı dondurmak. Dondurmak. Buz kesilmek.

 

Congealable : Katı veya sert olabilir. Donabilir. Pıhtılaşabilir.

Congealed : Pıhtılaştırmak. Pıhtılaşmış. Pıhtılaşmak. Dondurulmuş. Donmak. Dondurmak. Katılaşmak.

Congealed crust : Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması. Lav akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk. Kabuklanma.

Congener : Türdeş canlı. Benzer. Aynı cins veya familya üyesi. Aynı cinsten. Aynı türden şey. Aynı sınıftan. Türdeş. Aynı türden olan.

Congee : Uzak doğuya özgü bir tür pirinç lapası.

Congelation : Pıhtılaştırma. Pıhtılaşma. Donmuş madde. Donma. Dondurma. Konjelasyon.

Congealment : Pıhtılaştırma. Dondurma. Donma. Pıhtılaşma.

Congealing : Pıhtılaştırmak. Donmak. Katılaşmak. Donma. Dondurmak. Pıhtılaşmak.

İngilizce Conge Türkçe anlamı, Conge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gate : Filmin alıcı ve göstericide pencere önünden düzgün geçmesini sağlamak için yapılmış, film enine uygun dar geçit. Bir ya da birden çok girişi ve bir çıkışı olan mantıksal öğe. bk. ve geçidi, ya geçidi. Kanal kapağı. Kapı. Geçit. Bahçe kapısı. Gişe hasılatı. Boğaz.

Breaking down : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çökme. Yerle bir olma. Kesim. Dağılma. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Çöküş.

Brushoff : Ret. Reddetme. Geri çevirme.

Firings : Atış. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Yakma. Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). Ateş etme. Pişirme (toprak eşyayı). Ateş alma. Ateşleme. Pişim.

 

Permission : Müsaade. İcazet. Ruhsat. Uygun görme. İzin. Destur. Mezuniyet. Yetki.

Congee : Uzak doğuya özgü bir tür pirinç lapası.

Layoff : Birinin işsiz olduğu dönem. İşçileri işten çıkarma (özellikle geçici olarak). İşçilerin geçici olarak işten çıkarılması. Mecburi işsizlik. İşten çıkartılma. İktisadi konjonktürdeki daralma dolayısıyla işten çıkartma. Zorunlu hareketsizlik dönemi.

Ax : Azaltma. Kısmak. Azaltmak. Balta. Balta ile kesmek. Kovmak. İşten kovma. İptal etmek. Kısma.

Sacking : Yağma. Çul. İşten atılma. Yağmalama. Çuval bezi. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi.

Brack : Kırılma. Çatlama. Aralık.

Conge synonyms : axe, displacements, cleavage, disemployment, ejecting, checkout, permit, lay off, driving away, breakaways, chasing away, decampment, breakaway, cleavages, banishment, sack, abstractions, ejection, decapitation, dismissal, defection, decapitations, brushoffs, layoffs, ejections, dispelling, abruption, release, eviction, liberation, dismissals, displacement, dismissal from office.

Conge ingilizce tanımı, definition of Conge

Conge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bow or courtesy. To take leave with the customary civilities.