Disulphide band türkçesi Disulphide band nedir

  • Disülfit bağı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Proteinlerde iki sistein amino asidinin sülfidril grupları arasında teşekkül eden s-s bağı.

Disulphide band ingilizcede ne demek, Disulphide band nerede nasıl kullanılır?

Disulphide : İki kükürtlü. Disülfür. Disülfid.

Band : Ağın üst kenarını belirten ak uçkurluk. Ses frekansı aralığı. Birleşmek. Bantlamak. Bant. Takım. Toplamak. Sargı. Tenis, bilgisayar, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, masa tenisi, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka.

Disulphide bond : Proteinlerde iki sistein aminoasidinin tiyol grupları arasında oluşan s-s bağı, disülfür bağı. Disülfit bağı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal band : Abdominal cerrahiden sonra kullanılan ayarlanabilir sıkıştırma bandı. Karın bandı. Hamile kadınlar tarafından destek olması için giyilen veya kullanılan bant.

Absorption band : Soğurum kuşağı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurma bandı. Absorpsiyon bandı.

İngilizce Disulphide band Türkçe anlamı, Disulphide band eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Disulphide band ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Disulphide bond : Proteinlerde iki sistein aminoasidinin tiyol grupları arasında oluşan s-s bağı, disülfür bağı.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Disulphur bond : Disülfür bağı.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Disulphide band synonyms : acacia, abiotic factor, abo blood groups system, abiotic environment, abacus bodies, a site, abductor muscle, aardwolf.