Dit türkçesi Dit nedir

  • Kararlanmış.
  • Söylenen.
  • Mors alfabesi'nde kullanılan nokta veya kısa işaret.

Dit ile ilgili cümleler

English: Ali ditched Mary in the park.
Turkish: Ali parkta Mary'yi terk etti.

English: Ali discovered Mary's body in a ditch.
Turkish: Ali Mary'nin cesetini bir hendekte buldu.

English: Ali jumped over the big ditch.
Turkish: Ali büyük bir hendeği atladı.

English: Ali ditched the murder weapon.
Turkish: Ali cinayet silahını hendeğe attı.

English: Ali fell into the ditch.
Turkish: Ali hendeğe düştü.

Dit ingilizcede ne demek, Dit nerede nasıl kullanılır?

Ditch : Hendekle çevirmek. Başından atmak. Bırakmak. Kurtulmak. Okulu kırmak. Suyolu açmak. Dersi asmak. Sepetlemek. Hendeğe yuvarlamak. Denize iniş yapmak.

Ditch digger : Hendek kazıcısı.

Ditch silo : Yeşil ve taze yemler veya diğer bazı yaş yemlerin silajı için kullanılan, üç tarafı duvar veya meyilli bir arazide kazılmış bir tarafı veya karşılıklı iki yanı açık, hava ve su sızdırmayacak biçimde yapılmış yapı. Hendek silo.

Ditch water : Neşesiz. Sıkıcı. Durgun.

Ditched : Suyolu açmak. Dersi asmak. Denize iniş yapmak. Kurtulmak. Hendekle çevirmek. Terketmek. Sepetlemek. Hendeğe yuvarlamak. Hendek kazmak.

Dithered : Titremek. Kararsız olmak. Tereddüd etmek. Duraksamak. Titrek.

 

Ditchless : Su yataksız. Kanalı olmayan. Su yolu olmayan. Kanalsız. Su yatağı olmayan.

Ditching : Vazgeçme. Hendek açılması. Denize zorunlu iniş. Denize mecburi iniş. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Mecburi iniş. Yarma açma. Hendek açma. Suya mecburi iniş.

Ditcher : Hendek kazma makinesi. Hendek açma makinesi. Hendek açan kimse. Trençer. Hendekaçar. Hendek kazıcı.

Dither : Kararsız olmak. Kararsızlık ve heyecana kapılmak. Panik yapmak. Tereddüt etmek. Kıpırtılandırmak. Tereddüd etmek. Kararsızlık. Telaşa kapılmak. Duraksamak.

İngilizce Dit Türkçe anlamı, Dit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Saids : Adı geçen. Bahse konu. Bahsedilen. Denilen. Dedi. Söz konusu. Yazan. Söylenmiş. Yazılı.

Gnarling : Budak. Boğum. Homurdanan. Mırıldanmak. Yumru. Yumruluk. Söylenmek. Homurdanmak. Gürleyen.

Querulous : Şikayetçi. Sızlanan. Yakınan. Aksi. Şikayet eden. Huysuz. Mızmız. Titiz. Dırdırcı.

Repining : Şikayetçi. Söylenip duran. Asık suratlı. Hoşnutsuz. Yakınan. Somurtkan. Küskün.

Said : Adı geçen. Denilen. Bahse konu. Bahsedilen. Söylenmiş. Yazılı. Sözü edilen. Söz konusu. Yazan.

Telegraphic signal : Telgraf sinyali.

Morse code : Mors. Mors alfabesi. Morse kodu.

Dot : Çekidini koymak. Noktasını koymak. Noktalamak. Nokta nokta kaplamak. Ondalık nokta. Serpiştirmek. Dağıtmak. Nokta koymak. Benek.

Morse : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Mors. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, morsgiller (odobenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta, sırtı yeşilimsi, karnı soluk esmer renkli, derisi, dişi ve yağı için avlanan, kuzey atlantik okyanusu'nda yaşayan bir tür.

 

Radiotelegraphic signal : Telsiz telgraf sinyali.

Dit synonyms : international morse code.

Dit ingilizce tanımı, definition of Dit

Dit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To close up. A word. A decree.