Divalent türkçesi Divalent nedir

  • İki değerli.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Dıvalent.
  • Çift değerlikli.
  • İki değere sahip olan.
  • Oksijende olduğu gibi, iki elektron alışeverişiyle başka atom ya da köklerle birleşebilme yeteneği olan (öğe).
  • İki değerlikli.

Divalent ingilizcede ne demek, Divalent nerede nasıl kullanılır?

Diva : Operada baş sesçi. Büyük operada primadonna. Primadonna.

Divagate : Dolaşmak. Konudan sapmak. Sapmak. Konu dışına çıkmak. Başıboş dolaşmak.

Divagated : Sapmak. Konudan sapmak. Başıboş dolaşmak. Dolaşmak.

Divagates : Dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Konudan sapmak. Sapmak.

Divagating : Konudan sapmak. Başıboş dolaşmak. Dolaşmak. Sapmak.

Divan bed : Alçak yatak.

Divaricate : Dallanmak. Ayrılmak. Çatallanmak.

Divan : Sedir. Şairin tüm şiirleri. Büyük meclis. Meclis. Tütün ve kahve içilen oda. Divan. Salon.

Divarication : Anlamda belirsizlik. Divarikasyon. Yayma. Dallanma. Bölünme. Fikirde farklılığa katılmama. Yayılma.

Divagation : Tutarsız konuşma. Konu dışına çıkma. Sapma. Abuk sabuk konuşma. Başıboş dolaşma. Saçmalama. Konudan sapma.

İngilizce Divalent Türkçe anlamı, Divalent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divalent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dyad : İki atomdan meydana gelen molekül. İki değerli olan bir atom. İki. İki atomlu. Çift.

 

Alabaster : Kaymaktaşı. Sumermeri. Akmermer. Kaymaktaşından yapılan. Alçı taşı. Albatr. Sumermeri kaymaktaşından. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Su mermerinden yapılan.

Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkolometri. Alkolölçüm. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Acid salt : Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuz. Aynı zamanda asit olan tuz. Sodyum klorit.

Aliphatic saturated compounds : Alifatik doymuş bileşikler. Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Bivalent : İki değerl. Sentromeri ile henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan grup; mayozda kiyazma ile bir arada tutulan kendini eşlemiş iki homolog kromozom. İkideğerli. İki valanslı. Bivalan. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Bivalent. Sentromeriyle henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan yapı. mayozda kiyazmayla bir arada tutulan kendini eşlemiş iki homolog kromozom.

 

Alcohols : Alkol. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkoller. İspirto. İçki.

Additive : Katık. Katkı. Toplanır. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Çoğalan. Katılacak. Ek katkı. Katılan kimyasal madde. Toplamsal.

Divalent synonyms : additive properties, alicyclic compounds, active metals, diatomic, aldehydes, acidimetry, acid radical, activated coal, aliphatic compounds.

Divalent ingilizce tanımı, definition of Divalent

Divalent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having two units of combining power. Bivalent. Cf. Valence.