Dividing türkçesi Dividing nedir

Dividing ingilizcede ne demek, Dividing nerede nasıl kullanılır?

Dividing engine : Bölme makinesi.

Dividing head : Divizör. Bölme aynası. Bölüm aynası.

Dividing in two : İkiye bölmek. İkiye ayırmak.

Dividing line : Ara hat. Bölme hattı. Ayırma çizgisi. İki objeyi (alanlar saat dilimleri vs) birbirinden ayıran çizgi. Ara hattı.

Dividing machine : Bölme makinesi.

Divide and rule policy : Böl ve yönet politikası.

Divide : Taksim etmek. Kesmek. Kırışmak. Bozuşmak. Bölmek. Paylaşmak. Paylaşma, paylara ayırma. Bölme. Sınıflandırmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Divide and rule : Üzerlerinde baskınlık kurmak ve direnişlerini kırmak amacıyla bir halk grubunu veya düşmanı küçük parçalara ayırmak. Kontrol etmek amacıyla ayırmak. Parçala ve hükmet. Bölmek ve yönetmek. Parçalamak ve yönetmek. Böl ve yönet.

Divide between : -nın arasında bölmek. -nın arasında paylaştırmak. Paylaştırmak. Bölüştürmek. -ya pay etmek.

Dividing wall : Bölme duvarı. Bölme.

İngilizce Dividing Türkçe anlamı, Dividing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dividing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Divisor : Ortak bölen. Bir başka sayıyı bölen sayı. Tambölen sayı.

Delimiters : Sınırlayan. Sınırlayıcı. Ayırıcılar. Ayraçlar. Limit veya sınırları belirleyen.

Net income : Net gelir. Safi gelir. Gelirin elde edilmesi sırasında vergi, yıpranma gibi giderlerin elde edilen toplam gelirden düşülmesiyle bulunan gelir. bk. harcanabilir gelir. Net hasılat. Safi irat. Net kar.

Disconnecting : Fişini çekmek. Kesmek. Çıkarmak. Sökme. Bağlantı kesiliyor. Çözen. Bağlarını koparmak. Birbirinden ayırmak.

Discriminator : Ayıklayıcı. Sezgi gösteren kimse veya şey. Diskriminatörü. Yinelenim ya da evre değiştirimini genlik değiştirimine çeviren diyod ve elektronik devrelerden oluşan bir düzen. Ayrımcılık uygulayan. Farklılıkları görebilen kimse veya şey. Ayırtaç devresi. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diskriminatör.

Classifier : Kümeleyici. Ayıran kimse. Bölümlendirici. Sınıflandırıcı. Öbeklendirici. Sınıflandıran kişi. Sınırlandırıcı. Sınıflara ayıran kimse.

Circularizations : Dairesel biçimde yapma (ayrıca 'circularisation'). Tamim etme. Reklem amacıyla broşürlerin sirkülasyonu. Tevzi. Daireselleştirme. Prospektüs gönderme. Tamim. Sirküler dağılımı. Sirküler gönderme.

Closets : Gömme dolap (gardırop işlevi gören sandık odası gibi). Helataşı. Küçük oda. Tuvalet. Gömme dolap. Gizli oda. Alafranga helataşı. Hela. Klozet.

Cell : Gözcük. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Petek gözü. Oda. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayrışık reaktörde, madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi. Oda (manastır vb). Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı.

 

Discriminators : Diskriminatör. Diskriminatörü. Farklılıkları görebilen kimse veya şey. Ayrımcılık uygulayan. Ayırtaç devresi. Ayırtaç. Ayıklayıcı. Sezgi gösteren kimse veya şey. Ayrıştırıcı.

Dividing synonyms : equalizing dividend, dispersive, combout, allocation, assignment, denominators, lucre, dispensations, detachers, distinguishing, circulation, denominator, divide, disjunct, disintegrator, incentive, allocating, chamber, apportionment, deployments, profit, curiously, dissolutive, cutting off, curtain, circularization, breakdown, circulations, discriminating, dispersals, dispersal, dissepimental, delimiter.

Dividing zıt anlamlı kelimeler, Dividing kelime anlamı

Indecisive : Şüpheli. Mütereddit. Karara bağlanamayan. Kesin bir sonuca bağlanmayan. Tereddüt. Kesin olmayan. Kuşkulu. Kararsız. İkircikli. Belirsiz.

Dividing ingilizce tanımı, definition of Dividing

Dividing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Graduating. That divides. Marking divisions. Separating.