Divorcers türkçesi Divorcers nedir

  • Ayrıştıran kimse veya şey.
  • Boşanmaya neden olan kimse.
  • Boşanma sebebi.
  • Ayıran.
  • Boşanmaya neden olan.
  • Boşandıran.
  • Boşanmayı körükleyen.

Divorcers ingilizcede ne demek, Divorcers nerede nasıl kullanılır?

Divorcer : Boşanmayı körükleyen. Boşanmaya neden olan kimse. Boşanmaya neden olan. Ayıran. Boşandıran. Boşanma sebebi. Ayrıştıran kimse veya şey.

Divorce action : Boşanma davası.

Divorce case : Boşanma davası.

Divorce decree : Boşanma ilamı. Boşanma kararı. Boşanma ilanı.

Divorce from : Ayırmak. İlgisini kesmek. Ayrılmak.

Divorce suit : Boşanma davası.

Sue for a divorce : Boşanma davası açmak.

Rates of divorce : Belli bir toplum ya da toplumsal kümede, beli bir dönemde görülen boşanma olaylarının belli bir temele göre (örneğin o dönemdeki evli çift sayısına, evlenme olayları sayısına, toplam evlenme çağı nüfus sayısına vb.) oranları. Boşanma oranları.

Obtain a divorce : Boşanmak.

Divorce lawyer : Boşanma avukatı.

İngilizce Divorcers Türkçe anlamı, Divorcers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divorcers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Split : Bölüşmek. Pay. Yarılmak. Yarık. Bölünme. Split. Titizlenmek. Fisur, yarık, yırtık, çatlak. Üleşmek. Dağılmak.

 

Split up : Ayrılmak (gruplara vb). Ayrılmak. Ayrılma. Paylaştırmak. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Ayırma biçiminde bir şirket yeniden yapılanması. Bölme. Bölünmek. Bölmek. Taksim etmek.

Dispersive : Dispersiv. Ayırgan. Geçirdiği ışınları birbirinden ayıran dalga taşıyıcı (ortam). Dağıtmaya eğilimli. Dağıtıcı. Serpingen. Ayırıcı.

Separation : Ayrılış. Bölünme. Ayırma. Hasretlik. Müstakil olma. Ayrışma. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. Hicran.

Disunite : Bozuşmak. Ara bozmak. Ayırmak. Aralarını bozmak. Aralarını açmak. Ayrılmak.

Disconnecting : Ayırma. Bağlarını koparmak. Fişini çekmek. Çözen. Kesmek. Çıkarmak. Bağlantı kesiliyor. Birbirinden ayırmak. Sökme.

Delimiters : Limit veya sınırları belirleyen. Ayraçlar. Sınırlayıcı. Ayırıcılar. Sınırlayan.

Discriminating : Farkı görebilen. Ehil. Titiz. Seçici. Fark gözeten. Farklı. Fark eden. Ayırt eden. Ayırıcı.

Dividing : Ayırıcı. Bölüşüm. Ayırma. Dağıtım. Bölücü. Bölme işlemi. Bölen. Bölme.

Divorcers synonyms : divorcer, break up, diacritic, distinguisher, discriminators, dissociate, disjoint, part, divorcement, disassociate, separate, distinguishing, disjunctive, differentiator, dissepimental, distinctive, differentiators, delimiter, break, discriminator.

Divorcers zıt anlamlı kelimeler, Divorcers kelime anlamı

 

Married : Evlenmiş. Evlilikle ilgili. Başı bağlı. Evli. Evlilik. Bileşik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Evliliğe veya evlilere özgü. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Nikahlı.

Man : Yeterince insan olmak. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam vermek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Adam yerleştirmek. Görev yapmak. Erkek. Adamla donatmak. Adam.