Disunite türkçesi Disunite nedir
Disunite ingilizcede ne demek, Disunite nerede nasıl kullanılır?
Disunited : Ayrılmış. Araları bozulmuş. Bölünmüş.
Disuniter : Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey. Anlaşmazlık yaratan kişi. Bölücü. Bölen. Birliği bozan kişi veya şey.
Disuniters : Bölücü. Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey. Birliği bozan kişi veya şey. Anlaşmazlık yaratan kişi. Bölen.
Disunites : Bozuşmak. Ayırmak. Ara bozmak. Ayrılmak. Aralarını açmak.
Disunities : Kopukluk. Ayrılık. Ahenksizlik. İhtilaf. Bölünmüşlük. Uyuşmazlık. Anlaşmazlık. Uyumsuzluk.
Disulfiram : Alkolikliğin tedavisinden kullanılan kimyasal bir madde. Disülfiramtetraetiltiüramdisülfür. Aldehid dehidrojenaz enziminin baskılayıcısı olan bir madde. Disülfiram.
Disunionist : Ayrılıkçı. Bölünmeden yana.
Disunion : İhtilaf. İkilik. Ayrılma. Uyuşmazlık. Bölünme. Nifak. Anlaşmazlık.
Disulphate : Disülfat. Bisulfat. Bisülfat.
Disulfide : Disülfid. İki kükürtlü. Disülfür.
İngilizce Disunite Türkçe anlamı, Disunite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disunite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Split up : Ayırma biçiminde bir şirket yeniden yapılanması. Taksim etmek. Bölme. Birim hisse değeri düşürülerek tedavüldeki hisse sayısının artırılması. Ayrılmak (gruplara vb). Bölünmek. Paylaşılmak. Pay dağıtma. Ayrılma.
Sever : Kesilmek. Koparmak. İlişkiyi kesmek. Kopmak. Parçalamak. Taksim etmek. Kesmek. Yarmak.
Divides : İkiye ayırmak. Bölünmek. Kırışmak. Taksim etmek. Dağıtmak. Sınıflandırmak. Bölüştürmek. Kesmek.
Apostatized : Dinden dönmek. Dönmek (din). Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından).
Abstract : Almak. Soyut. Damıtmak (biyoloji terimi). Aşırmak. Çıkarmak. Çalmak. Özet. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Soyutlama yapmak.
Make bad blood : Birbirine düşürmek.
Cut up : Hilebaz. Doğramak. Sarsmak. Ölmek. Mahvetmek. Düzenbaz. Üçkağıtçı. Yıkmak. Yerden yere vurmak. İncitmek.
Compartmentalize : Bölmelere ayırmak. Bölümlere ayırmak.
Joint : Birleşme yeri. Raptetmek. Ortak. Ek yeri. Eklem. Müşterek. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Birleşik. Birleştirmek. Ek veya oynak yeri yapmak.
Appropriate : Tahsis etmek. Sahipsiz birşeyi almak. Kendine mal etmek. Kendine ayırmak. Kendine maletmek. Üstüne oturmak. Uygun. İç etmek. Münasip. Tasarruf etmek.
Disunite synonyms : compartmentalise, dissents, embroiling, cut, appropriated, disagreed, apostatise, polarize, disarticulate, estranges, disunites, fall out with, tear, disjoin, set at variance, disagrees, sequestrate, be through, dissociate, allows, snap, divide, allocating, bust, apostatizing, allocates, dissent, abscond from, absent oneself from, fall out, alienates, set at odds, move.
Disunite zıt anlamlı kelimeler, Disunite kelime anlamı
Join : İştirak etmek. Üye olmak. İltihak etmek. Buluşmak. Çitmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm. Birleşmek. Birleşme çekidi. Sınırı ortak olmak.
Connect : İlgili olmak. İrtibatlamak. Raptetmek. Bağlantılamak. Birleşmek. Devreye sokmak. Bağlanmak. Birleştirmek. İletişim sağlamak.
Disunite ingilizce tanımı, definition of Disunite
Disunite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sunder. As, to disunite particles of matter. To separate. To disjoin. To part. To sever. To fall asunder. To part. To divide. To become separated. To destroy the union of.

Bu kısımda Disunite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disunite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disunite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disunite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.