Disunities türkçesi Disunities nedir

Disunities ingilizcede ne demek, Disunities nerede nasıl kullanılır?

Disuniting : Aralarını açmak. Ara bozmak. Bozuşmak. Ayırmak. Ayrılmak. Bölücük.

Disunite : Ara bozmak. Aralarını bozmak. Ayırmak. Ayrılmak. Bozuşmak. Aralarını açmak.

Disunited : Ayrılmış. Araları bozulmuş. Bölünmüş.

Disuniter : Bölen. Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey. Birliği bozan kişi veya şey. Anlaşmazlık yaratan kişi. Bölücü.

Disuniters : Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey. Bölücü. Anlaşmazlık yaratan kişi. Bölen. Birliği bozan kişi veya şey.

Disunionist : Bölünmeden yana. Ayrılıkçı.

Disunites : Ayrılmak. Aralarını açmak. Ara bozmak. Ayırmak. Bozuşmak.

Disunity : Anlaşmazlık. İhtilaf. Kopukluk. Uyuşmazlık. Ayrılık. Bölünmüşlük. Uyumsuzluk. Ahenksizlik.

Disunion : Uyuşmazlık. Bölünme. Nifak. Ayrılma. İhtilaf. İkilik. Anlaşmazlık.

İngilizce Disunities Türkçe anlamı, Disunities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disunities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Part : Görev. Parça. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Rol. Hisse. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Kısmi. Kısmen. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Kopmak.

 

Discongruity : Aykırılık.

Disparity : Nispetsizlik. Başkalık. Fark. Disparite. Birbirine uymama, eşit olmama. Farklılık. Eşitsizlik.

Discrepancies : Çelişki. Farklılık. Tutarsızlık. Aykırılık.

Dissentients : Muhalif. Karşıt görüşlülük. Muhalif olan. Karşıt görüşlü.

Deviation : Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı. Ayar noktası ile denetilen değişkenin değeri arasındaki ayrım. Deviasyon. Sapma (nakliyat). Bir ışık ışınının yansıma, kırılım ya da kırınımla doğrultusunda oluşan değişim açısı. bir ölçümde, gerçek değer yöresindeki açılım. yüklü parçacıkların, uygulanan alanlarla gidiş doğrultularını değiştirmeleri. Sapma. Sapma, normal yerini değiştirme. Düzgülülük, ortaç eğilim, ortalama güven düzeyi gibi genel ölçülerden ya da belli bir alanda sık görülen özelliklerden ayrılma. Yolunu şaşırma. Rota değiştirme.

Contention : Müsabaka. Kavga. Tartışma konusu. Rekabet. Sav. Uyuşamama. Yarışma. Tartışma.

Divorce : Ayrılmak. Boşanmak. Eşten boşanmak. Karısından ayrılmak. Ayırmak. Boşanma. Yasal olarak kurulmuş bir evlilik ilişkisinin yine yasal biçimde ortadan kaldırılması. Kocasından ayrılmak. Dul erkek.

Split : Hisse. Yarmak. Dağılmak. Defolup gitmek. Bölme. Yırtılmak. Bölünmek. Üleşmek. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölüşmek.

Dissimilarities : Benzersizlik. Benzemezlik. Başkalık. Farklılık. Benzeşmezlik.

Disunities synonyms : discords, discreteness, contentions, dissonances, deviate, discrepancy, ambiguity, conflict, discording, controversion, cacophonies, controversies, divided, argument, controversy, disagreeableness, break up, atonality, disharmony, split up, disconnections, dissentient, disjoint, disagreement, disharmonies, disparities, altercation, differences, disconnexion, separate, disconnected, disagreements, detachedness.

 

Disunities zıt anlamlı kelimeler, Disunities kelime anlamı

United : Ortak amaçlı. Birleşmiş. Birleşik. Birleştirilmiş. Bir.

Join : Buluşmak. Yapıştırma eylemi. Kaynamak. Üye olmak. Ek yeri. Katılmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çitmek. Eklemek. İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm.

Connect : Birleştirmek. İrtibatlamak. Devreye sokmak. Bağlamak. Birleşmek. Bitiştirmek. Bağlantılamak. Raptetmek. İlişki kurmak.