Disuniter türkçesi Disuniter nedir

  • Birliği bozan kişi veya şey.
  • Bölücü.
  • Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey.
  • Bölen.
  • Anlaşmazlık yaratan kişi.

Disuniter ingilizcede ne demek, Disuniter nerede nasıl kullanılır?

Disuniters : Anlaşmazlık yaratan kişi. Birliği bozan kişi veya şey. Bölücü. Anlaşmazlık yaratan kimse veya şey. Bölen.

Disunite : Ayrılmak. Aralarını açmak. Ayırmak. Bozuşmak. Ara bozmak. Aralarını bozmak.

Disunited : Bölünmüş. Ayrılmış. Araları bozulmuş.

Disunites : Bozuşmak. Ara bozmak. Ayrılmak. Ayırmak. Aralarını açmak.

Disunities : Anlaşmazlık. Kopukluk. Ayrılık. Uyumsuzluk. Ahenksizlik. İhtilaf. Uyuşmazlık. Bölünmüşlük.

Disunity : Uyumsuzluk. Bölünmüşlük. Kopukluk. İhtilaf. Ayrılık. Uyuşmazlık. Ahenksizlik. Anlaşmazlık.

Disunionist : Bölünmeden yana. Ayrılıkçı.

Disunion : Nifak. Bölünme. Uyuşmazlık. Anlaşmazlık. İhtilaf. İkilik. Ayrılma.

Disuniting : Ayrılmak. Bölücük. Ara bozmak. Bozuşmak. Aralarını açmak. Ayırmak.

İngilizce Disuniter Türkçe anlamı, Disuniter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disuniter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Schismatics : Klikçi. Hizipçi. Ayrılıkçı.

Divisors : Ortak bölen. Tambölen sayı. Bir başka sayıyı bölen sayı.

 

Dissension : Anlaşmazlık. Niza. Fitne. Muhalefet. Çekişme. Nifak. İhtilaf. Bozuşma. Uyuşmazlık. Geçimsizlik.

Divisive : İhtilaf çıkaran. Anlaşmazlık çıkaran. Ayırıcı. Ara bozucu. Dağıtan. Ayrılık yaratan. Bölünmeye neden olan.

Fissiparous : Parçalara bölünme eğiliminde olan. İkiye bölünerek üreyen. Bölünmeye sebep olan. Yarılan. Bölünerek çoğalma. Yaran.

Duplexers : Alıcı-verici. Alıcı verici. Verici-alıcı.

Disruptive : Yıkıcı. Aksatan. Birliği bozan. Rahatsız edici. Karışıklığa sebebiyet veren. Kargaşaya yol açan. Parçalayıcı. Bozucu. İşleri aksatan.

Dividing : Ayıran. Bölme işlemi. Bölüşüm. Bölme. Ayırma. Ayırıcı. Dağıtım.

Factionist : Partizan. İhtilafçı. Kışkırtıcı. Hizipçi. Fitneci.

Turn up : Varmak. Bulunmak (eşya). Çıkagelmek. Sapmak. Keşfetmek. Bakmak (kitap). Kusturmak. Sıvamak. Yukarı çevirmek. Çevirip kaldırmak.

Disuniter synonyms : divisor, factious, disjunct, disintegrator, disjunctive, divider, disagreement, schismatic, disuniters, exhume, dissonance, dissepimental, disrupter, duplexer, schismatical, dig up, parting, disjuncts, excavate, denominator, interruptive, denominators.

Disuniter zıt anlamlı kelimeler, Disuniter kelime anlamı

Agreement : Uygun bulma. Uyuşma. Uygunluk. Kontrat. Akit. İtilafname. Uyma. Mukavele. Antlaşma. Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

United : Ortak amaçlı. Birleşmiş. Bir. Birleştirilmiş. Birleşik.

Disuniter ingilizce tanımı, definition of Disuniter

Disuniter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, disjoins or causes disunion.