Dizzy türkçesi Dizzy nedir

  • Şaşkın.
  • Başı dönen.
  • Sersem.
  • Baş döndürücü.
  • Sersemlemiş.
  • Hoppa.
  • Kuş beyinli (argo terim).
  • Fırıl fırıl dönen.
  • Sersemletici.
  • Aptal.
  • Başını döndürmek.
  • Kuş beyinli.
  • Sersemletmek.
  • Aptalca.

Dizzy ile ilgili cümleler

English: I feel dizzy every time I stand up.
Turkish: Ne zaman ayağa kalksam başım dönüyor.

English: I get dizzy spells when I stand up.
Turkish: Ayağa kalktığımda başım döner.

English: I felt dizzy when I got up.
Turkish: Kalktığım zaman baş dönmesi hissettim.

English: Have you ever felt dizzy on a plane?
Turkish: Hiç bir uçakta başın döndü mü?

English: Ali felt dizzy from the heat.
Turkish: Ali sıcaktan baş dönmesi hissetti.

Dizzy ingilizcede ne demek, Dizzy nerede nasıl kullanılır?

Dizzy spell : Ani baş dönmesi.

Are you dizzy : Başınız mı dönüyor.

Feel dizzy : Kendini kafası karışmış ve sersemlemiş hisseden. Başının döndüğünü hisseden. Başı dönmek. Gözü kararmak.

Feels dizzy : Kendini kafası karışmış ve sersemlemiş hisseden. Başının döndüğünü hisseden.

Fell dizzy : Gözü kararmak. Başı dönmek.

Dizzying speed : Aşırı hızlılık. Baş döndüren hız. Harekette aşırı çabukluk. Baş döndürücü hız.

Dizzier : Sersem. Fırıl fırıl dönen. Baş döndürücü. Kuş beyinli (argo terim). Şaşkın. Başı dönen. Sersemlemiş.

 

Dizzyingly : Baş döndürücü bir şekilde.

Dizzies : Başını döndürmek. Sersemletmek. Fırıl fırıl dönen. Aptalca. Sersemletici. Sersem. Başı dönen. Kuş beyinli. Hoppa.

Dizzied : Aptalca. Kuş beyinli. Hoppa. Sersem. Fırıl fırıl dönen. Başı dönen. Sersemletici. Sersemletmek. Başını döndürmek.

İngilizce Dizzy Türkçe anlamı, Dizzy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dizzy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slaphappier : Kendinden geçmiş. Dertsiz tasasız. Neşeli.

Amazed : Hayret etmiş. Hayrete düşürülmüş. Şaşırmış.

Ass : Göt. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımından, yelesi ve kuyruğu kısa, kulakları uzun, arabistan, kuzey ve güney afrika'da yayılış gösteren bir tür. eşek. Popo. Kıç (argo terim). Eşek. Marsıvan eşeği. Küfe. Kıç. Evcil afrika eşeği.

Silly : Ahmakça. Zevzek. Salakça. Boş kafa. Saçma sapan. Salak. Ahmak.

Fuddled : Mahmur. Çakırkeyf. Kafası dumanlı. Çakırkeyif. Sarhoş.

Bemuse : Serseme çevirmek. Şaşırtmak. Sersemletmek (argo terim). Aklını karıştırmak. Kafasını karıştırmak.

Staggering : Sendeleme. Sendeleyen. Basamaklandırma. Sarsan. Şok edici. Afallatıcı. Sarsıcı. Zikzaklı sıralama. Sallayan.

Brainless : Kafasız. Beyinsiz. Akılsız.

At sea : Anlamaz. Gemide. Denizde. Kafası karışmış. Şaşırmış halde.

Giddier : Havai. Delişmen. Baş döndürücü (yükseklik veya dönme hareketi). Zevzek. Terelelli.

Dizzy synonyms : airheaded, bepuzzled, carry a person off his feet, inebriate, addle brain, dazzling, stupefacient, light headed, light in the head, cocket, in a daze, besotting, daffiest, craziest, flightier, daffier, at a loss, crass, asininely, bemusing, ill, floozies, birdbrained, bewilder, buffoonish, astounding, berks, giddying, dippiest, stunning, dizzied, empty headed, frivolous.

 

Dizzy zıt anlamlı kelimeler, Dizzy kelime anlamı

Serious : Tehlikeli. Vakarlı. Bitik. Ağır. Önemli. Ağırbaşlı. Temkinli. Ciddi. Şaka yapmayan. Şakaya gelmeyen.

Well : Pınar. Yakşı. Sağlığı yerinde. Memba. Asansör boşluğu. Sahne altı üçüncü bodrum. Fışkırmak. Bagaj. Su kuyusu. Şanslı.

Dizzy ingilizce tanımı, definition of Dizzy

Dizzy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indistinct. Giddy. Vertiginous. Hence, confused. To give the vertigo to. Having in the head a sensation of whirling, with a tendency to fall. To make dizzy or giddy. To confuse.