Dna hybridization türkçesi Dna hybridization nedir

  • Tamamlayıcısı olan dna tek ipliklerinin, h bağları ile çift iplikçik oluşturmaları. dna hibridizasyon.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dna melezlemesi.

Dna hybridization ingilizcede ne demek, Dna hybridization nerede nasıl kullanılır?

Dna : Deoksiribonükleik asit.

Hybridization : Katışıklama. Hibridasyon. Melez olma. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki tür arasında yapılan birleştirme. iki farklı türe ait dna tek sarmallarının birbiriyle kısmi çift sarmallar oluşturması. monoklonal antikor tekniğinde, miyeloma hücreleriyle dalak hücrelerinin kaynaştırılması işlemi. destek tabakadaki nükleik asitlerin işaretli problarla muamele edilmesi işlemi. Açısal devinirlikleri (nicem sayısı) değişik olan öğecik yörüngeçlerinin, özdecik içinde doğrusal bileşip istenen doğrultulara uzanan yörüngeçler yapmaları. Hibridizasyon. Karmalaştırma. Tek bir özdek yörüngemsilerinin, kırma adı verilen yeni yörüngemsiler oluşturmak üzere doğrusal birleşimi. Melezleme.

Dna binding protein : Dna-bağlayıcı protein. Replikasyon çatalında dna tek zincirlerine bağlanarak yeniden çift sarmal yapının oluşmasını engelleyen proteinler.

Dna cloning : Dna klonlanması. Gen klonlaması. İstenilen bir dna parçasının bir vektöre yerleştirilmesiyle oluşan rekombinant dna’nın konak organizma içine aktarılması, dna klonlanması, klonlama. Gen klonlanması. Dna klonlaması.

 

Dna dependent rna polymerase : Dnaya bağımlı rna polimeraz. Dna kalıbından rna’yı oluşturan enzim.

Dna fingerprinting : Dna parmak izi. Her insanın kendine özgü olan genomu içindeki oldukça değişken bazı tekrarlanan dna dizilerinin restriksiyon analizleri ile elde edilen dna parça kalıpları. her birey için tek olan dna parmak izi ile aile ilişkilerinin, kişiliğin tanımlanması metodu.

Dna diagnosis : Dna tanısı. Bir hastalık geninin varlığını belirlemek için moleküler biyoloji yöntemleriyle dna polimorfizmini gösterme.

İngilizce Dna hybridization Türkçe anlamı, Dna hybridization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dna hybridization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Dna hybridization synonyms : aardvark, a cell, abramis zone, a chromosome, abambulacral area, abacus bodies.