Doğram nedir, Doğram ne demek

  • Doğrama sonucu ortaya çıkan parça

Yerel Türkçe anlamı:

Parça, tutam: Bir doğram et vermedi.

Parça, kısım; doğram doğram etmek

Doğram ile ilgili Cümleler

  • Ali bir bıçak, bir soğan ve bir doğrama tahtası aldı.
  • Bir soğanı doğramanın en iyi yolu nedir?
  • Tahta doğramayı severim.

Doğram kısaca anlamı, tanımı:

Doğrama : Bir yapının kapı, pencere, dolap, raf vb. ağaç, metal veya plastik bölmeleri. Doğramak işi.

Doğramacı : Ahşap doğrama yapan kimse.

Doğramacılık : Doğramacının yaptığı iş.

Doğramak : Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak.

Bol doğramak : Parasını saçıp savurmak.

Ekmeğini kana doğramak : Büyük bir sıkıntı ve üzüntüye katlanmak.

Kanına ekmek doğramak : Birini küçük düşürmek, birine zarar vermek. birinin ölümüne yol açarak sevinmek.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Parça : Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Nesne. Müzik eseri. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın.

 

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Doğrama kalemi : Eğe demiri, doğramacıların kullandığı düz ya da oluklu çelik kalem.

Doğrama tökdüren : Aceleci ve titiz (kimse).

Doğramacı ustası : Dekorun ve sahne eşyalarının doğrama işlerinin yapılmasını denetleyen ve düzenleyen nitelikli işçi.

Doğramaç : Yağda kızartılan ekmek parçaları. Ekmeği süt, yoğurt, ayran içine doğrayarak yapılan yiyecek, papara.