Documenter türkçesi Documenter nedir

Documenter ingilizcede ne demek, Documenter nerede nasıl kullanılır?

Documenters : Belgeleyici. Belgesel yapan kimse. Belgeselci.

Documented : Belgeli. Belgelenen. Belgeye dayalı. Belgelenmiş.

Documented credit : Akreditif. Vesikalı kredi.

Self documented program : Ekran yardım penceresi olan kullanıcı dostu program.

Undocumented : Belgelenmemiş. Kağıtsız. İspatlanmamış. Belgesiz.

Document a cell : Hücreyi belgeye çevir.

Document case : Doküman kabı.

Document contents architecture : Belge içerik mimarisi.

Document contents : Belge içeriği.

Document automation : Belge otomasyonu.

İngilizce Documenter Türkçe anlamı, Documenter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Documenter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Official document : Devlet dairesi tarafından verilen belge. Resmi belge. Resmi evrak. Resmi varaka.

Enclosure : Çevrilmiş yer. Hayvanları hapseden çitli alan. Kuşatma. Mania. Parmaklık. Çevirme. Kutu. Kapsam. Çevreleme. Kapama.

Voucher : Makbuz. Belge. Kefil. Belgit. Tanıt. Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura. Karne. Senet. Kupon.

Credentials : Referans. Tanıtma belgesi. Güven mektubu. İtimatname. Sicil. Hüviyet vesikası. Kimlik. Bonservis. Güven belgesi.

 

Capitulation : Şartlı teslim olma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir devletin bir anlaşmaya bağlı olarak başka devletlere tanıdığı iktisadi ve sosyal ayrıcalıklar. Avrupa, asya ya da amerika'daki bütün yabancı devletler yararına doğu ve yakın doğu devletlerince tanınan çeşitli ayrıcalıklar. Teslim. Yabancılara tanınan ayrıcalık. Şartlı olarak teslim olma. Hulasa. Özet. Silah bırakma.

Inclosure : Çit. Kuşatma. Kapama. Kapanma. İlişik belge. Mania. Çevirme. Duvar. Çevrilme. Çevrilmiş yer.

Resolution : Ayırma. Çözülme. Bir optik dizgenin, birbirine yakın iki noktayı seçiklikle aktarabildiği en küçük uzaklık. gözün aynı özelliği gösteren niteliği. Metanet. Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük. Rezolüsyon. Ayrışma. Önerge. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Clause : Yantümce. Cümlecik. Tümce. Madde. Kloz. Antlaşma. İbare. Cümle. Şart.

Certificate : Öğrenim belgesi. Belgelemek. İzinlik. İyi tanıklık, kapsadığı işlem ya da olayı onaylayan belge. Durum belgesi. Sertifika. Belge vermek. Kimlik. Bitirme belgesi. Ruhsat.

Record : Kaydetmek. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kağıda ya da fişe geçirme. İşlemek. Seslendirme eylemi. Bir birim gibi işlem gören, ilişkin veriler ya da sözcükler kümesi. Kayıt. Teybe almak. Plak. Tutanak. Atletizm, bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Documenter synonyms : piece of writing, written document, legal instrument, political platform, patent of invention, right of first publication, political program, form, brevet, charter, papers, specification, documenters, documentarist, resignation, instrument, papyrus, resolve, commercial instrument, patent, writing, written report, legal document, confession, certification, study, preamble, program, article, commercial document, platform, declaration, put down.

Documenter zıt anlamlı kelimeler, Documenter kelime anlamı

Negate : Olumsuzlamak. Aksini ispatlamak. Reddetmek. İptal etmek. Boşa çıkarmak. Etkisiz duruma getirmek. Değillemek. Olumsuz yapmak. İnkar etmek.

Counterfeit : Yalancı. Taklit etmek. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahte şey. Sahte. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem. Kalp para. Kalp para basmak. Sahtesini yapmak. Düzme.