Doling türkçesi Doling nedir

  • Amaçsızca dolaşma.

Doling ingilizcede ne demek, Doling nerede nasıl kullanılır?

Condoling : Teselli etmek. Avutmak. Acıya katılmak. Acısını paylaşmak. Baş sağlığı dilemek. Taziyelerini sunmak. Taziyede bulunmak. Başsağlığı dilemek.

Dolin lakes : Polyeden daha küçük çukurlarda suların toplanmasıyla oluşan göller. Dolin gölleri.

Doline : Eriyebilen kayaçların, özellikle kireçtaşlarının yaygın olduğu bölgelerde görülen, değişik çap ve derinlikte, çok kez çember biçiminde kapalı çukur. Düden. Dolin. Büyük boyutlu karst yapısı. Obruk. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kimyasal aşınma ile ya da yeraltı inlerinin çökmesiyle oluşan çanak biçiminde basıklıklar ya da dik kenarlı çukurlar. (tava, koyak, kokurdan, düden, obruç olarak da adlandırılır.).

Bandoline : Briyantin. Ayva tohumları ve diğer bileşenlerle yapılan ve 19 ve 20'nci yüzyıllarda berberler tarafından saça şekil vermek ve saçın parlak görünmesini sağlamak için kullanılmış olan parfümlü yapışkan bir madde.

Bardolino : İtalya'nın veneto bölgesindeki bardolino köyünden gelen kırmızı italyan şarabı.

Gadolinite : Gadolinit.

Mandolins : Mandolin.

Metal mandolin : Cümbüş.

Dolichol : Dolikol. Bakteri duvarına ve glikoproteinlere şeker taşıyan bir izopren. hayvanlarda 17-21 izopren biriminden oluşur.

 

Mandolin : Mandolin.

İngilizce Doling Türkçe anlamı, Doling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wanderings : Gezginlik. Aylaklıklar. Sayıklama. Gezinme. Gezintiler. Sürtme. Gezgin. Dalgınlık. Gezmeler.

Veto : Veto. Ret. Veto hakkı. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Reddetmek. Yasak. Red. Olmazlama. Veto etmek.

Cohere : Kaynaşmak. Uymak. Eş fazlı olmak. Tutarlı olmak. Bağlanmak. Birleşmek. Yapışmak. Uyum içinde olmak. Bağlantılı olmak. Uyuşmak.

Stick to : Ayrılmamak. Bir konuya yoğunlaşmak. Vazgeçmemek. Bağlı kalmak. Bırakmamak. Yapışmak. Terketmemek. Sadık kalmak. Tutmak. Yerine getirmek.

Bind : Sarmak (çimento) tutmak. Ciltlemek. Engel olmak. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Raptetmek. Sarmak. Yasal olarak bağlamak. Tutturmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Birleştirmek.

Ballot : Oy vermek. Gizli oylama. Oylama. Oylama yapmak. Kura kağıdı. Oy pusulası. Kura çekmek.

Option : Opsiyon. Bekleme hakkı. Şık. Seçme yetkisi. Seçim. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Seçme hakkı. Tercih. Seçme. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme.

Agglutinate : Birleştirmek. Bileştirmek. Bitişken. Tutkallamak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. Yapışkan. Bitişimli. Yapışan.

Vote : Oy kullanmak. Oy. Bildirmek. Oy vermek. Rey vermek. Oylayarak kararlaştırmak. Oylamak. İlan etmek. Önermek. Rey.

 

Meet : Karşı karşıya gelmek. Münasip. Rastlamak. Karşılamak. Buluşmak. Kavuşmak. Tanışmak. Dokunmak. Ödemek. Yanıtlamak.

Doling synonyms : multiple voting, hold fast, balloting, cleave, bond, stick, adhere, mold, pick, secret ballot, casting vote, wandering, conglutinate, block vote, write in, choice, selection, straight ticket, touch, adjoin, contact, attach, split ticket.

Doling zıt anlamlı kelimeler, Doling kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Detach : Ayrılmak. Çözmek. Koparmak. Sökmek. Ayırmak. Kaldırmak. Kesip ayırmak. Çıkarmak. Kopmak.