Wanderings türkçesi Wanderings nedir

Wanderings ingilizcede ne demek, Wanderings nerede nasıl kullanılır?

Wandering abscess : Gezici apse.

Wandering albatross : Gezgin albatros. Gezginci albatros.

Wandering bullet : Serseri kurşun.

Wandering cell : Planosit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ameboid hücre. Gezgin hücre. Dolaşan, göç eden hücre.

Wandering cells : Dolaşan hücreler. Mezoglöanın amöboid hücreleri. dokulara giren akyuvarlar. göçmen hücreler. Göçmen hücreler. Mezoglöanın amöboit hücreleri dokulara giren akyuvarlar, göçmen hücreler.

Wanderingly : Serseri bir biçimde. Dalgınca. Gezinerek. Dalgın bir şekilde. Bir yerden başkasına amaçsızca hareket eder şekilde. Gezgin bir şekilde.

Wandering : Amaçsızca dolaşma. Daldan dala konma. Gezginlik. Başıboş dolaşan. Sayıklayan. Gezginci. Amaçsızca dolaşan. Gezgin. Dalgınlık. Dalgın.

Wandering jew : Amaçsızca dolaşan yahudi. Sarmaşık türünden veya tırmanıcı bitkilerin herhangi biri. Gezgin yahudi. Avare yahudi. Telgrafçiçeği. Hz. isa'nın çarmıha gerildiği gün hz. isa'ya vurduğu için sonsuza kadar dolaşmaya mahkum olan bir ortaçağ efsanesi karakteri.

 

Wandering dune : Kumları, egemen yelin estiği yamaçtan arka yamaca kaldırarak, yel doğrultusunda devinen kumul. Göçmen kumul.

Wandering kidney : Yüzen ve gezen böbrek. Böbreklerden birinin (seyrek de olsa ikisinin) belli bir yöne hareket ettirilebildiği durum.

İngilizce Wanderings Türkçe anlamı, Wanderings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wanderings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fretting : Kendi kendini yemek. Eskitmek. Aşındırmak. Aşındırma. Kemirmek. Yeme. Kızmak. Sinirlendirmek. Üzmek.

Castle in the air : Dalıp gitme. Hayal. Hulya. Hayali plan. Ayakta uyuma.

Abstractedness : Zihin meşguliyeti.

Grinding : Ezme. Öğütme. Aşındırma. Gıcırdama. Bileme. Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi. Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme. Rodaj. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Stroller : Avare. Puset. Çocuk arabası. Gezinen kimse. Katlanır bebek arabası. Gezici. Bebek arabası.

Delirium : Çılgınlık. Hezeyan. Dalgınlık hali. Coşma. Bilincin ve algının kaybolması hali. Azma. Deliryum.

Promenading : Piyasa yapmak. Gezinmek. Gezi. Piyasa etmek. Gezme. Gezi yeri. Deniz kıyısındaki gezinti yeri. Gezmek. Gezdirmek.

Delirious : Taşkın. Azgın. Çılgın. Çılgına dönmüş. Coşkun. Deli. Sayıklamalı. Hezeyan geçiren. Heyecanlı.

Absences : Bulunmama. Yokluk. Gıyap.

Brown study : Derin düşüncelere dalmışlık. Düşüncelere dalmışlık. Düşüncelerinde kaybolma. Birisinin kendi düşüncelerine derin bir şekilde gömülmesi durumu. Düşünceye dalma.

 

Wanderings synonyms : pedlars, saunter, saunters, strollers, light headed, lightheaded, planetary, rub, meandering, frictional, gallivanter, medicinal, absence, peregrine, pedlar, itinerants, wanderer, roving, roams, wandering, jump from one subject to onother, deliriums, strolling, gadder, journeyers, friction, castle in spain, globetrotter, unsettled, navigation, contemplativeness, itinerancy, doling.

Wanderings zıt anlamlı kelimeler, Wanderings kelime anlamı

Direct : Yöneltmek. Yönetmenlik yapmak. Yol göstermek. Sahneye çıkartmak. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Kesin. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Dürüst. Tereddütsüz.

Settled : Yerleşmiş. Devamlı. Oturmuş. Oturulan. Şenelmiş. Durgun. Sabit. Değişmez. Sürekli. Yerleşik.