Dollars türkçesi Dollars nedir

Dollars ile ilgili cümleler

English: 40 dollars for seven days.
Turkish: Yedi gün için kırk dolar.

English: About one hundred and fifty dollars altogether.
Turkish: Hepsi birlikte yaklaşık yüzelli dolar.

English: 2200 dollars have been allocated for expenses.
Turkish: Giderler için 2200 dolar ayrıldı.

English: A thousand dollars is a large sum.
Turkish: 1000 dolar büyük bir yekundur.

English: "Thirty dollars is a lot for that small room," he thought.
Turkish: "Otuz dolar bu küçük oda için çok fazla" diye düşündü.

Dollars ingilizcede ne demek, Dollars nerede nasıl kullanılır?

Clearing dollars credit : Kliringli dolar kredisi. Hesap birimi olarak kliring dolarlarının kullanıldığı ikili ticarette dönem sonunda hesapların denkleşmemesi durumunda, ortaya çıkan fark kadar alacaklı tarafın borçluya açtığı kredi.

A matter of two dollars : İki dolar meselesi.

Asian dollars : Asya doları. Singapur'da bankaların dolar üzerinden mevduat kabulü ve kredi açmaları ile ortaya çıkan kısa vadeli para piyasası.

Australian dollars : Avustralya doları.

Can i pay in dollars : Dolar olarak ödeyebilir miyim.

Dollar area : Dolar sahası. Dolar alanı. Bolivya, kolombiya, kosta rika, küba, dominik, ekvator, el salvador, guatemala, haiti, honduras, meksika, nikaragua, panama, venezüella, liberya ve filipinler gibi ülkelerden oluşan ve ikinci dünya savaşı sonrası ellerinde sterlin bulunup da bunları serbestçe dolara çevirme hakkına sahip olan ülkeler grubu.

 

Eurodollars : Avrupa bankalarına yatırılan amerikan doları. Euro dolarlar.

Clearing dollars : Kliringıi ticarette hesap birimi olarak kullanılan abd doları. Kliring dolarları.

New zealand dollars : Yeni zellanda doları.

Canadian dollars : Kanada doları.

İngilizce Dollars Türkçe anlamı, Dollars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dollars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiji dollar : Fiji doları.

Affluence : Varsıllık. Refah. Çokluk. Bolluk. Mebzul. Varlık. Servet.

Havings : Mal mülk. Servet. Mal. Mülk. Varlık.

Monetary unit : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değer ve eder ölçüsü olarak alınan paranın sayışımında temel olarak alınan ölçü. devletin para temel olarak aldığı altın ya da gümüş gibi madenler. Bir ülkenin parası için belirlenen ytl, avro, dolar gibi temel ölçü birimi. Para birimi.

Costliness : Değer. İhtişam. Yüksek fiyatlılık. Lüks. Pahalıya malolma. Paha. Pahalılık.

Texas : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Amerika'da eyalet. Teksas.

Jiggy : Seks. Servet. (argo) para.

Brunei dollar : Brunei doları.

Fortune : Talih. Varlık. Fal. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Servet. Kader. Devran. Kısmet.

Gold : Doğada az bulunması dolayısıyla para olarak kullanılan ya da devletlerce para karşılığında saklanan değerli maden. Altın (simgesi au). Altından yapılmış. Sarı. Altın para. Mineral. (au; metalimsi parıltı, renk ve çizgisi sarı; sertlik 2.5-3, yoğunluk 14. 56-19.3). Servet. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Altın.

 

Dollars synonyms : dominican dollar, taiwan dollar, grenada dollar, kiribati dollar, trinidad and tobago dollar, tuvalu dollar, liberian dollar, belize dollar, hong kong dollar, loonie, guyana dollar, cayman islands dollar, lone star state, circumstance, circumstances, bahamian dollar, lushness, fertileness, australian dollar, abundances, barbados dollar, jamaican dollar, singapore dollar, new zealand dollar, economic resources, cent, united states dollar, golds, abundance, tx, forehandedness, bermuda dollar, canadian dollar.

Dollars zıt anlamlı kelimeler, Dollars kelime anlamı

Upper class : Üst tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Zenginler sınıfı. Kaymak tabaka. Yüksek tabaka. Yüksek sınıf. Üst sınıf.

Middle class : Orta sınıftan olan. Burjuva. Orta sınıf. Orta tabaka. Orta halli. Orta tabaka halk. Orta direk.

Blue collar : Mavi yakalılar. İşçi sınıfına ilişkin. Mavi yakalı (madenciler inşaat işçileri vs gibi düşük seviye işleri yapan kimseleri tanımlamak için kullanılır). Mavi yaka. Daha çok kol gücüyle yapılan işlerde çalışanlar (işçiler).