Dories türkçesi Dories nedir

  • Dori.
  • Küçük sandal.
  • Patalya.
  • Küçük altı düz kayık.
  • Küçük kenarı yüksek balıkçı kayığı.
  • Yassı kayık.
  • Dülgerbalığı (zooloji terimi).

Dories ingilizcede ne demek, Dories nerede nasıl kullanılır?

Yaakov dori : İsrail devletinin ilk genelkurmay başkanı.

Dorian : Dorlara ait. Doris'li kimse.

Doric : Kaba (şive). Dorlara ait. Bozuk. Dorik biçem. Kaba. Taşra şivesi. Dor lehçesi. Bozuk diyalekt. Dorik üslup.

Doric order : Dor düzeni. Eski ve basit yunan mimari tarzı.

Doris : Kadın ismi. Okeanos ile tethys'in kızı. Sevgili. Kadın. Kız arkadaş.

Adoringly : Tapar bir şekilde. Yüksek takdir ile. Sevgi dolu bir halde. Hayranlıkla. Saygıyla.

Deodoriser : (britanya ingilizcesi) dezenfekte eden. Deodorant. Kötü kokulardan arındıran madde (deodorizer olarak da yazılır). Koku gideren madde. Koku giderici.

Ambassadorial : Büyükelçilik ile ilgili. Büyükelçi ile ilgili.

Deodorize : Kokusunu gidermek. Dezenfekte etmek.

Deodorised : Dezenfekte etmek. Kötü kokulardan arındırmak. Kokusunu gidermek. (britanya ingilizcesi) dezenfekte etmek. Deodorant kullanmak (deodorize olarak da yazılır).

İngilizce Dories Türkçe anlamı, Dories eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dories ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cockboat : Sandal. Küçük bir bot veya tekne özellikle büyük gemilerin işlerini yapan tekne.

Wave train : Dalga katarı. Titreşen bir cismin bir ortam içine saldığı ardışık dalga dizisi.

Rash : Atak. Düşüncesiz. Tedbirsiz. Sabırsız. Silsile. Kaşıntı. Kurdeşen. Gözükara. Kızarıklık. İhtiyatsız.

Instalment : Atama. Paranın bir bölüğünü, sonradan sayışılmak üzere bir boçrtan ya da kar payından alacaklısına ödeme. Kısım. Taksitlendirme. Kurma. Sayışmanlık. Bölüm. Tesisat. Taksit.

Cockleshells : Midye kabuğu. Tarak kabuğu. Kabuk (midye vb.). Küçük kayık. Midye vb kabuk.

Actinide series : Aktinik dizisi. Aktinitler. Aktinit serisi.

Chain : Zincire vurmak. Elini kolunu bağlamak. Sınırlama. Halkalık. Dekoru tutmaya yarayan zincir. Silsile (dağ). Zincir takmak. Kayıt altına almak. Ağırlık.

Dinghy : Filika. Kauçuk sandal. Lastik bot. Küçük bir tekne. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Dingi. Sandal. Bot.

Concatenation : Birbirine bağlı olaylar dizisi. Birbirine bağlama. Ardışıklık. Birleştirme. Bitiştirme. Art arda bağlama.

Line : Çizmek. Çizgi. Satır. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Astar kaplamak. Kaplamak. Askı halatı. Düzdizim çizgisi. Sıralamak. Doldurmak.

Dories synonyms : stations of the cross, helium group, electromotive series, patterned advance, lanthanide series, electrochemical series, cockle, scull, dingey, ordination, cockles, sculls, cordon, dingeys, cycle, electromotive force series, succession, rowboats, stations, string, rowboat, order, soap opera, ordering, progression, sequence, jolly boat, wherry, serial, dinghies, train, episode, blizzard.

Dories zıt anlamlı kelimeler, Dories kelime anlamı

Wet : İçki. İçki yasağı karşıtı. -e işemek. Islaklık. Martavalcı. Yağmur. Yağmurlu hava. İsteksiz kimse. İşemek. Rutubet.

Fresh : Dinç. Işıl ışıl. Taze. Temiz. Acemilik. Yüzsüz. Yeni olmuş. Arsız. Günlük. Küstah.