Dotters türkçesi Dotters nedir

  • Ketencik.
  • Almanya susamı.
  • Nokta koyan kimse veya şey.
  • Noktalayıcı.
  • Yumurta sarısı.
  • Noktalar yapmak için kullanılan alet.

Dotters ingilizcede ne demek, Dotters nerede nasıl kullanılır?

Dotter : Ketencik. Yumurta sarısı. Nokta koyan kimse veya şey. Almanya susamı. Noktalar yapmak için kullanılan alet. Noktalayıcı.

Dotterel : Dağ cılıbıtı. Ahmak. Damgalı yağmurcun. Yağmurkuşu. Dağ yağmur kuşu. Kalinis.

Dotted : Noktalanmış. Benekli. Puanlı. Noktalı. Küçük noktalarla işaretli. Noktalarla belirtilmiş. Nokta koyulmuş. Çekitli.

Dotted border : Noktalı kenarlık.

Dotted curve : Noktalı eğri. Çekitli eğri.

Wyandotte : Oklahoma'da (abd) bir şehir. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kansas'ın (abd) kuzeydoğusunda bir ilçe. Michigan eyaletinde şehir. Michigan'ın (abd) güneydoğusunda bir şehir.

Dottier : Daha çılgın. Benekli. Noktalı. Sapık. Aptal. Kaçık.

Dotted outine box : Noktalı çerçeve.

Dotted line : Noktalı doğru. İmza yeri. Kesik çizgili doğru. Bir belgenin imza yeri. Nokta nokta çizgi. Noktalı yer. Noktalı çizgi. Kesikli çizgi. Çekitli doğru.

Wyandotte hen : Beyaz, deve tüylü, gümüşi dantelli, altın dantelli, mavi, gümüş çizgili, çilli ve siyah varyeteleri olan, yuvarlak, hafif eğimli bir vücut, geniş bir sırt yapısında, gül ibikli, sağlam konstitüsyonlu, amerika’da geliştirilmiş kombine (et-yumurta) verimli bir tavuk ırkı. Wyandotte tavuğu.

 

İngilizce Dotters Türkçe anlamı, Dotters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dotters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yolks : Yağıltı. Yolk. Embriyonun gelişimini sağlayan yumurta kısmı. Yün yağıltısı. Yapağı yağı.

Vitellus : Vitellus. Vitellüs. Yumurtanın plazmasında bulunan besin maddesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vitelus. Yumurta sarısı. küçük tane.

Ceramicist : Persolen veya kilden objeler meydana getiren kimse. Seramikçi. Çömlekçi. Seramik yapan kimse.

Agateware : Renkli emay.

Craftsman : Hirfet. Sanatçı. Zanaatçı. Yığın. Esnaf. Sanatkar. Ehl-i hiref. Usta. Zanaatkar. Kalifiye işçi.

Clayware : Toprak tabaklar.

Journeyman : Usta. Ustabaşı. Günlük işçi. Usta oyuncu. Yövmiyeli işçi. Kalfa. Kalitesiz işçi.

Clay : Balçık. Çömlekçi çamuru. Amerikalı bir boksör. Çamur. Toprak. Cassius clay (1942 doğumlu, muhammad ali olarak bilinir). Biyoloji, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. İnsan vücudu. Tanecikleri 0.0004 mm'den daha küçük, çimentolanmamış kil mineralleri topluluğu. Yerküre.

Deutoplasm : Yolk. Deotoplazma.

Ceramist : Seramikçi. Çinici. Seramik uzmanı. Çömlekçi.

Dotters synonyms : lusterware, wedgwood, yolk, artificer, dotter, ceramic ware, egg yolk, artisan, yelk, thrower, yellow.

Dotters zıt anlamlı kelimeler, Dotters kelime anlamı

Plain : Süssüz. Sade bir biçimde. Açıklık. Yalın. Düz. Ova. Yalın bir dille. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Sade.

Idle : Rölantide çalışmak. Avare. Oyalanmak. Tembel. İşlemeyen. Boşta. İşsiz güçsüz. Yersiz. Haylaz. Boş gezmek.