Dozens türkçesi Dozens nedir

  • Çok fazla.
  • Düzineler.
  • Çok sayıda.
  • Oldukça fazla sayıda (örneğin, ı have made dozens (many) new friends {oldukça fazla yeni arkadaşım oldu}).
  • Düzinelerce.
  • Pek çok (örneğin, ı have told you dozens of times {sana pek çok defa söyledim}).

Dozens ile ilgili cümleler

English: He has dozens of books about Japan.
Turkish: Onun Japonya hakkında düzinelerce kitabı var.

English: He has dozens of English books.
Turkish: Onun düzinelerce İngilizce kitapları var.

English: People who speak dozens of languages fluently astonish me.
Turkish: Onlarca dili akıcı olarak konuşan insanlar beni şaşırtır.

English: There are dozens of trees in the garden.
Turkish: Bahçede onlarca ağaç var.

English: I went there dozens of times.
Turkish: Oraya defalarca gittim.

Dozens ingilizcede ne demek, Dozens nerede nasıl kullanılır?

Dozens of : -ndan düzineler. Oldukça çok sayıda. -ndan birçok 12 set. -nın düzineleri. Düzinelerce. Düzinelerle. Büyük sayıda.

Dozens of children : Bir sürü çocuk. Onlarca çocuk.

Dozen of times : Çok kereler. Çoğu kez.

Six of one and half a dozen of the other : .

A dime a dozen : Harcıalem şeyler. Beş para etmez. Değersiz. Harcıalem. Erzan ve çok.

Half a dozen : Yarım düzine.

Talk nineteen to the dozen : Hızlı ve sürekli konuşmak. Çan çan etmek. Durmadan konuşmak. Makine gibi konuşmak.

 

Daily dozen : Günlük egzersiz. Sıradan işler dizisi. Her gün yapılan fiziksel egzersizler. Günlük işler.

Be a dime a dozen : Değersiz olmak. Peş para etmemek. Sıradan olmak. Özel veya değerli olmamak. Ortalama olmak.

Dime a dozen : Ucuz. Herhangi bir yerde ucuza alınabilir. Sürüsüne bereket. Pahalı olmayan. Beş para etmez.

İngilizce Dozens Türkçe anlamı, Dozens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dozens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A lot : Pek. Çok. Şiddetle. Pek çok. Birçok. Hayli. Fena halde. Buram buram. Fena.

In large quantities : Büyük miktarda. Büyük miktarlarda.

Gobs : Küme. Tükürük. Denizci. Ağız. Kütle. Denizci er. Pıhtı. Bahriyeli. Fıska. Gemici.

Loads : Büyük miktar. Bir sürü. Çok. Büyük sayı.

Rafts : Büyük miktar. Yığın. Sal.

Excess : Abartı. Tecavüz. Fazlalık. Taşkınlık. Ölçüsüz. Ölçüsüzlük. Fazla. Çok. Aşırı. Ek.

Bellyful : Bıkkınlık. Gereğinden fazla.

A great number of : Oldukça çok. Epey. Çok. Bir sürü.

Piles : Basur memesi. Hemoroid. Mayasıl. Hemoroit. Emoroitler. Basur.

Bellyfuls : Bıkkınlık. Gereğinden fazla.

Dozens synonyms : large indefinite quantity, large indefinite amount, by far, stacks, lashings, umteen, excessive, wide range of, innumerable, by half, unnumbered, countless, excessively, slews, a hell of a lot, beyond measure, numerously, numerous, scores, whole slew, by a long chalk, any number of, by a long shot, exorbitant, tons, ever so much, numbers of, wads, various, heaps, oodles, scads, lots.