A dime a dozen türkçesi A dime a dozen nedir

  • Erzan ve çok.
  • Beş para etmez.
  • Harcıalem şeyler.
  • Değersiz.
  • Harcıalem.

A dime a dozen ile ilgili cümleler

English: They're a dime a dozen.
Turkish: Onlar beş para etmezler.

A dime a dozen ingilizcede ne demek, A dime a dozen nerede nasıl kullanılır?

A : Atom ağırlığı. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Pek iyi. Argonun simgesi. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Dime : Asist (nba). On sentlik gümüş madeni para. 10 yıllık mahkumiyet. Ucuz. On sent (amerikan ingilizcesi). 10 seneye mahkum olma. 10 sent değerindeki madeni para. On sent. On sent madeni para. On sentlik para.

Dozen : Onlarca olan şey. On iki tane. Bir malın on iki tanesi. Çok sayı. Onikilik. Düzine.

Be a dime a dozen : Özel veya değerli olmamak. Peş para etmemek. Sıradan olmak. Değersiz olmak. Ortalama olmak.

Dime a dozen : Sürüsüne bereket. Pahalı olmayan. Beş para etmez. Herhangi bir yerde ucuza alınabilir. Ucuz.

Six of one and half a dozen of the other : .

Half a dozen : Yarım düzine.

İngilizce A dime a dozen Türkçe anlamı, A dime a dozen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A dime a dozen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheap : Kıytırık. Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. Adi. Bayağı. Ucuzlatmak. Kolay. Adice. Elisıkı. Ucuz.

 

Footling : Ahmak. Aptalca. Ufak tefek. Önemsiz.

Dead beat : Ölüvuru. Yıpranmış. Çok yorgun. Bir aygıtın, çok sönümlü akımölçer iğnesinde olduğu gibi salınmadan durması. Bitkin. Yorgun düşmüş. Bitmiş. Bitmiş tükenmiş. Leşi çıkmış.

Fit for nothing : Hiçbirşeye uygun değil. Hiçbir işe yaramaz. İyi değil. Hiçbirşey için iyi değil. Kullanıma uygun değil. Arzu edilir değil.

Not worth a red cent : Meteliksiz.

Good for nothing : Boktan. Faydasız. Mendebur. Bir işe yaramaz. Hiçbir şeye yaramaz. Yaramaz. Hayırsız. İşe yarama. Beceriksiz.

Butters : Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı. Çirkin. Dalkavukluk. Yağcılık. Tereyağı.

De minimis : (latince) of minimal things (küçük şeyler). Kanun ufak tefek şeylerle ilgilenmez. Önemsiz. Ivır zıvır. Of minimum importance (küçük önemde). Önemsiz şeyler. Çok küçük olduğu için yasanın göz önünde bulundurmayacağı bir şey veya farklılık.

Bad penny : Değersiz bozuk para.

Dead duck : Ölü. Umutsuz vaka. Başı dertte. Faydasız bir şey.

A dime a dozen synonyms : cheaps, dreck, not worth a hoot, cheaper, beneath contempt, boondoggling, baubling, not worth a rap, diddley, drecks, dime a dozen, not worth a dime, bummest, diddly, disvalue, bad debt, despicable, chaffy.