Not worth a red cent türkçesi Not worth a red cent nedir

Not worth a red cent ile ilgili cümleler

English: This translation is not worth a red cent.
Turkish: Bu malın kiymeti sıfırdır.

Not worth a red cent ingilizcede ne demek, Not worth a red cent nerede nasıl kullanılır?

Not : Yok. Değil. Asla. Olmayan. Gayri. Emes. Yoksa.

Worth : Kıymet. Servet. Kadir. Bedel. Kıymeti pek az. Değerli şey. Çap. Değerli. Değer. Eder.

A : Amperin simgesi. Miktar belirtir. Argonun simgesi. Pek iyi. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. (herhangi) bir.

Red : Rus. Al. Solcu. Kızıl. Kızılderili. Kızıl tüylü. Değersiz. Komünist. Kızarmış. Kırmızı.

Cent : Sent. Sent amerikan dolarının yüzde biri. Doların yüzde biri değerindeki para. Metelik. Doların yüzde biri.

Not worth a dime : Beş para etmez.

Not worth considering : Düşünmeye değmez.

Not worth a hoot : Beş para etmez.

Not worth a rap : Beş para etmez. On para etmez.

Not worth a shit : Beş para etmemek. Bir boka yaramaz. Tamamen değersiz. Beş para etmez. Bir boka yaramamak. Hiç bir değeri olmayan.

İngilizce Not worth a red cent Türkçe anlamı, Not worth a red cent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Not worth a red cent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Baubling : Kıymetsiz. Ehemmiyetsiz. Önemsiz.

Broke : Eli boş. Beş parasız (argo terim). Beş parasız. Parasız. Çulsuz. Yolsuz. İflas etmiş. Züğürt. Kesik.

A dime a dozen : Erzan ve çok. Harcıalem şeyler. Harcıalem.

Dime a dozen : Herhangi bir yerde ucuza alınabilir. Pahalı olmayan. Sürüsüne bereket. Ucuz.

Stone broke : Çulsuz. Parasız. Beş parasız. Züğürt.

Bad penny : Değersiz bozuk para.

Good for nothing : Boktan. İki paralık. İşe yarama. Bir işe yaramaz. Hiçbir işe yaramaz. Beceriksiz. Haylaz. Serseri. Hayırsız.

Bad debt : Şüpheli alacaklar. Değersiz alacak. Zaman aşımı nedeniyle tahsili mümkün olmayan alacak. Tahsil edilmesi mümkün olmayan borç. Batık kredi. Ödenmemiş borç. Çürük alacak. Alınamayan alacak. Kötü borç.

Drecks : Değeri olmayan şey. Ivır zıvır. Kir. (argo) değersiz şey. Hayvan tersi. Pislik. Çöp. Çamur.

Diddley : Soyadı. Daha sonra gelen rok müzisyenlerini etkileyen afrikalı-amerikalı gitarcı ve şarkıcı. Bo diddley (elias mcdaniel olarak 1928'de doğdu).

Not worth a red cent synonyms : broke to the wide, boracic, empty pocketed, dead beat, butters, de minimis, disvalue, not worth a dime, cheap, cheaps, chaffy, strapped, penniless, not worth a rap, flat broke, footling, empty pockets, dreck, cheaper, on the rocks, bummest, beneath contempt, hard up, diddly, fit for nothing, boondoggling, impecunious, stony broke, skint, despicable, dead duck, not worth a hoot, dead broke.