Drawer türkçesi Drawer nedir
- Çekmece masa.
- Çekmece (masa).
- Keşideci.
- Ödek, çek, gibi tecimsel belgitleri işleme koyan kişi.
- İşlemci.
- Çekmeceli dolap.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Çekmece gözü.
- Göz.
- Çekmece.
- Çek, senet gibi değerli kağıtları düzenleyen ve ödemekle yükümlü olan kişi.
- Çeken kimse.
- Barmen.
- Çizer.
Drawer ile ilgili cümleler
English: Ali closed the drawer and locked it.
Turkish: Ali çekmeceyi kapattı ve onu kilitledi.
English: Ali keeps an extra tie in his desk drawer at work.
Turkish: Ali iş yerindeki masasının çekmecesinde fazladan bir kravat tutuyor.
English: Ali got the corkscrew out of the drawer and opened the bottle of wine that Mary had brought.
Turkish: Ali çekmeceden tirbuşonu çıkardı ve Mary'nin getirdiği şarap şişesini açtı.
English: Ali locked the drawer and put the key his pocket.
Turkish: Ali çekmeceyi kilitledi ve anahtarı cebine koydu.
English: Ali found the drawer empty.
Turkish: Ali çekmeceyi boş buldu.
Drawer ingilizcede ne demek, Drawer nerede nasıl kullanılır?
Drawer for another party : Başkası sayışımına ödek gönderme işi. Başkası yararına ödeme istemi.
Bottom drawer : Çeyiz. Alt çekmece.
Card drawer : Fişlerin belirli bir düzen içinde dizilmeleri için kullanılan kutu. katalog dolabındaki gözlerden her biri. Fiş kutusu.
Draft drawer : Poliçenin keşidecisi. Poliçe keşidecisi.
Nail drawer : Çivisöker.
Topdrawer : Üstün.
Top drawer : Kalburüstü tabaka. Sosyete sınıfı. Üst çekmece. Üstün.
Refer to drawer : Keşideciye müracaat.
A pair of drawers : Külot.
Chest of drawers : Şifoniyer. Konsol. Çekmeceli dolap. Şifonyer.
İngilizce Drawer Türkçe anlamı, Drawer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drawer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drawee : Üzerine poliçe çekilen kişi veya banka. Poliçeyi ödeyecek olan. Muhatap. Tahsil talimatı uyarınca kendisine ibrazın yapılacağı kişi. bk. lehtar. Senet alan kimse. Havale alan. Karşıt. Çekin adına kesildiği kişi.
Tuggers : Güçlü bir şekilde çeken kimse.
Drawees : Borçlu. Senet alan kimse. Üzerine poliçe çekilen kişi veya banka. Havale alan. Poliçe muhatabı. Çekin adına kesildiği kişi. Üzerine poliçe keşide edilen kişi. Poliçeyi ödeyecek olan. Keşide edilen.
Compartments : Kompartıman. Kısım. Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler. Bölme. Bölüm.
Coffer : Sandık. Keson. Hazine. Para. Kutu. Kasa. Tavan süslemek. Değerli belge veya para saklamak için kullanılan dayanıklı metal kutu veya kasa. Tavan süsü.
Cubby : Cep. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer. Odacık. Küçük oda.
Lock : Birbirine geçmek. Lüle. Bloke etmek. Takılmak. Birbirine geçirmek. Kanal havuzuna sokmak. Sıkıca ve kuvvetlice kapamak. Bağlamak (para). (bilgi vb.) erişimi engellemek. Bukle.
Bartender : Miço. Barmaid.
Blinkering : Flaşör. At gözlüğü. Atın göz siperi. Pırıldak. İşaret lambası. Çakar söner ışık. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Flaş lambası. Sinyal ışığı.
Giver : Verici. Hibe eden. (poliçe) veren. Bahşeden. Veren kimse. Veren.
Drawer synonyms : money handler, money dealer, chest of drawers, cubicles, cell, tugger, barkeeper, tapster, sufferer, sufferers, desk, barkeepers, cubbyholes, commodes, operand, container, blinker, counter, the cabinet, cubicle, bureau, barkeep, compartment, cabinet, givers, illustrator, cubbyhole, cuddy, cuddies, cubbies, maker, sideboard, cpu.
Drawer ingilizce tanımı, definition of Drawer
Drawer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, draws.

Bu kısımda Drawer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drawer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drawer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drawer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.