Drollest türkçesi Drollest nedir

  • En tuhaf olanı.
  • En matrak olanı.

Drollest ingilizcede ne demek, Drollest nerede nasıl kullanılır?

Droller : Daha daha tuhaf. Daha matrak.

Drolleries : Tuhaf şey. Tuhaflık. Mizah. Maskaralık. Şaka. Espri. Gariplik.

Drollery : Maskaralık. Tuhaf şey. Espri. Mizah. Şaka. Gariplik. Tuhaflık.

Droll : Maskara. Tuhaf. Eğlenceli. Acayip. Garip. Gülünç. Komik.

Drolling : Maskara. Eğlenceli. Garip. Gülünç. Komik. Tuhaf. Acayip.

Drollness : Tuhaflık. Gülünçlük. Eğlenceli ve komik olma durumu.

Beadrolls : Liste. Katalog. Dua edilecek ölülerin listesi.

Drolly : Gülünç bir şekilde. Eğlenceli ve komik bir şekilde. Jest yaparak. Tuhaf bir şekilde. Tuhaf bir biçimde. Mizah yollu.

Andrologist : Androlojist. Erkek üreme organlarıyla ilgili hastalıkların tanısı ve tedavisiyle ilgilenen bilim insanı.

Acid hydrolysis : Asit hidroliz.

İngilizce Drollest Türkçe anlamı, Drollest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drollest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Play : Sunmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Kımıldamak. Çalmak (müzik terimi). Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Canlandırmak (tiyatro terimi). Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Numarası yapmak. Bahis yapmak.

 

Drib : Damlacık. Azıcık. Damlamak. Çok küçük miktar. Damla.

Sport : Övünmek. Takılmak. Örnek insan. Spor. Gösteriş yapmak. Şaka söylemek. Spor yapmak. Eğlenmek. Oynamak. Sportif.

Fun : Alay. Şaka. Şaka etmek. Eğlence. Eğlenmek. Zevk. Keyif. Neşe. Gırgır. Eğlenme.

Comedy : Birtakım dolapların dönmesiyle gelişen komedya türü. Fars. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Komik olaylar. İnsanların, olayların, durumların gülünç yanlarını ele alan; bunları gülünç bir açıdan işleyen sinema ve televizyon oyunu türü. gülünçlük çoğunlukla, olması gereken ile olmaması gerekenin beklenmedik, şaşırtıcı bir biçimde tersyüz olmasından doğar. Komedi. Güldürü. Entrika komedyası.

Driblet : Damla. Bir parça. Parça. Küçük bir miktar. Nebze. Çok az miktar. Az miktar.

Funniness : Acayiplik. Gülünçlük. Gülünç olma niteliği. Komiklik. Gariplik. Tuhaflık.

Clowning : Soytarılık. Palyaçoluk.

Drop : Dirsek çevirmek. Tutulmak. İlişkisini kesmek. Atmak. Bitmek. Damla. Damlatmak. Söyleyememek (harf). Düşürmek.