Dropline türkçesi Dropline nedir

  • İzdüşümçizgisi.
  • Pusula göndermek.

Dropline ingilizcede ne demek, Dropline nerede nasıl kullanılır?

Droplight : Avize. Asma lamba. Bir çalışma alanının üzerinden sarkan ve esnek bir kablosu olan elektrikli lamba. İnerkalkar lamba. İner kalkar lamba.

Droplet : Damla. Damlacık.

Droplet infection : Hapşırıkla hastalık bulaştırma. Öksürükle hastalık bulaştırma.

Droplets : Damlacık. Damlacıklar.

Cytoplasmic droplet : Spermiogenezis sırasında spermatidin kuyruğu biçimlenirken spermatidin boyun kısmında görülen sitoplazma artığı. spermatozoonda sitoplazmik damlacığın görülmesi spermatozoonun olgunlaşmadan atıldığının göstergesidir. Sitoplazmik damlacık.

Drop a bomb : Bombayı patlatmak.

Achondroplasia : Cücelik. Büyüme bozukluğu (tıp veya medikal terimi). Akondroplazi. Bodurluk. Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir.

Hydroplane : Deniz uçağı. Denizaltı su kanadı. Su yüzeyinde hızla giden deniz motoru. Suya inebilen uçak. Sürat teknesi. Su uçağı.

Lipid droplet : Yağ hücresi içinde bulunan yağ damlaları. beyaz yağ hücrelerinde bir tek büyük yağ damlası bulunurken, kahverengi yağ hücrelerinde çok sayıda küçük yağ damlacığı vardır. Lipit damlacığı.

 

Hyaline droplets : Tubulus lümenlerinde serbest halde veya tubulus epitellerinin lizozomlarda birikerek sitoplazma içinde yuvarlak, pembe renkli damlacıklar halinde görülen, birincil idrarın proteinli kısımları. glomeruler geçirgenliğin geçici veya sürekli arttığını gösterir. Hiyalin damlacıkları.

İngilizce Dropline Türkçe anlamı, Dropline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dropline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Headline : Afişte ismi olmak. Manşette vermek. Sıralanmak. Başlık. Haber başlığı. Bir yapıtın adı; bazı oyunlarda, özellikle anlatımcı tiyatroda, oynanan tablonun konusunu sahne üzerine iri harflerle ya da projeksiyonla yansıyan yazı. Özet haber. Başlık koymak. Afişteki isim.

Note : Nota. Senet. Yazıntı. İki satır yazıvermek. Pusula. Farketmek. Saygınlık. Bir sesin konumu ve perdesi ile biçimi ve süresini gösteren işaret. Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. İşaret.

Drop line : Çıkma hat. Başlık satırı.

Drop a line : Mektup yazmak. İki satır yazıvermek. İki satır karalamak. İki satır yazmak. Birkaç satır yazmak.

Dropline synonyms : stephead, stepped line, newspaper headline, stagger head, staggered head.