Cytoplasmic droplet türkçesi Cytoplasmic droplet nedir

  • Sitoplazmik damlacık.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Spermiogenezis sırasında spermatidin kuyruğu biçimlenirken spermatidin boyun kısmında görülen sitoplazma artığı. spermatozoonda sitoplazmik damlacığın görülmesi spermatozoonun olgunlaşmadan atıldığının göstergesidir.

Cytoplasmic droplet ingilizcede ne demek, Cytoplasmic droplet nerede nasıl kullanılır?

Cytoplasmic : Sitoplazmik. (biyoloji terimi) sitoplazma ile ilgili (hücre protoplazması).

Droplet : Damlacık. Damla.

Cytoplasmic gene : Sitoplazmik gen. Mitokondri ve kloroplast genleri gibi çekirdeğe ait olmayan gen.

Cytoplasmic hibrid : Sitoplazmik melez. Bir hücre ile sitoplazmanın birleşmesi sonucunda oluşan ve yaşayabilen hücre. sitoplazmik hibrit.

Cytoplasmic inheritance : Sitoplazmik kalıtım. Sitoplazmada yer alan genetik materyal yoluyla gerçekleşen kalıtım, mitokondriyal kalıtım. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kromozom ayrılmasıyla ilişkili olmadıkları için kalıtımları mendel yasalarına göre değerlendirilemeyen, çekirdek dışı genlerle (mitokondri, kloroplastlar gibi organellerdeki genlerle) kontrol edilen kalıtım. mendellenmeyen kalıtım.

Cytoplasmic matrix : Sitoplazmik matriks. Ökaryot hücrede hücre içi zar sisteminin dışında kalan sitoplazma kütlesi. hiyaloplazma.

 

İngilizce Cytoplasmic droplet Türkçe anlamı, Cytoplasmic droplet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cytoplasmic droplet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abaxial : Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Aks kemiği dışında.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Cytoplasmic droplet synonyms : abdominal pain, a crochordon, abamectin, abdominal fat necrosis, a dna, abdomen.