Drops türkçesi Drops nedir
- Damlalar.
- Damla.
Drops ile ilgili cümleler
English: My dad drops in on me from time to time.
Turkish: Babam zaman zaman beni ziyaret eder.
English: He drops in on me very often.
Turkish: O beni çok sık ziyaret eder.
English: Every time he goes out, he drops in at the bookstore.
Turkish: O her dışarı gidişinde kitapçıya uğrar.
English: If Ali drops by, please give him this document.
Turkish: Ali uğrarsa, lütfen ona bu belgeyi verin.
English: He sometimes drops in on me.
Turkish: O, bazen beni arar.
Drops ingilizcede ne demek, Drops nerede nasıl kullanılır?
Acid drops : Ekşi bir şeker türü. Ekşi şeker.
Acidulated drops : Tartarik asitli pastil.
Cough drops : Pastil. Öksürük pastili. Öksürük için damla.
Curtain drops : Hepsi bu kadar. Hikayenin sonu. Sona ermiş. İşte bu kadar.
Dew drops : Çiy damlacığı. Çiy damlaları. Yoğun rutubet damlacıkları.
Work till one drops : Düşene kadar çalışmak. Son enerjisine kadar çalışmak. Güçten düşene kadar çalışmak.
Dropsical : Su toplanması ile ilgili. Su toplanmasına elverişli. Ödemli.
Dropsied : Su toplanmış olan.
Nose drops : Damlalık ile burnun içinden verilen ilaç. Burun damlası.
Eye drops : Göz damlası.
İngilizce Drops Türkçe anlamı, Drops eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drachms : Drahmi. Dört gram (eski yunan). Yudum. Dirhem.
Blobs : Leke. Damlamak. Kıvamı koyu iri bir damla. Hata yapmak. Su damlası. Küçük yuvarlak kütle. Küçük damla. Küçük kütle. Küçük yuvarlak.
Bead : Kolye. Arpacık (silahta). Tespih tanesi. Boncukla süslemek. Hava kabarcığı. Tespih. Boncuk dizmek. Tane. Boncuk.
Tumble : Dönmek. Çakmak. Yıkılmak. Altüst etmek. Çakozlamak. Devrilmek. Yere yuvarlanmak. Karışıklık. Örselemek. Anlamak.
Wane : Küçülmek. Azalmak. Azalma. Küçülme. Solmak. Sonuna yaklaşmak. Sönmek. Batmak. Azaltmak.
Decline : Çekmek (dilbilgisi terimi). İniş. Çekilmek. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. İnişe geçmek. Zayıflamak. Batmak. Azalmak. Düşüş. Çevirmek.
Droplet : Damlacık.
Teardrop : On yıl hapis cezası. Gözyaşı. Gözyaşı damlası.
Dram : Dram. Bir yudumluk içki. Dirhem. Tiyatrodaki geleneksel ağlatının, zamanın gelişmesine ve sinema ile televizyonun özelliklerine uygun olarak gösterdiği evrimle oluşan tür. kahramanlar, ağlatının kapalı, dar, dış dünyayla ilişkisiz çevresinde yaşamaktan çıkıp, belli bir çevrenin, belli bir çağın somut koşulları içinde yer alırlar; günlük yaşamın içindedirler; durumları, davranışları bu yaşamın koşullarıyla belirlenir. dram kahramanlarının belirli bir toplumsal durumu, bu durumdan ileri gelen davranışları vardır. dramatik yapı, duygulardan, tutkulardan çok, kahramanın içinde yaşadığı toplumsal koşulların etkisiyle kurulur. dramda da kahraman, olağandışı bir durumla karşı karşıyadır. toplumsal yapısının, bilincinin, kendini çevreleyen koşulların elverdiği ölçüde bu olağandışı durumun üstesinden gelmeye çalışır. kahraman ile onu çevreleyen koşullar arasında bir güç denemesi, çetin bir sınav ortaya çıkar. dram kahramanı bu sınavla kendi kendini daha iyi tanır, güçlü ya da zayıf yönlerini öğrenir, elindeyse zayıf yönlerini güçlendirmeye çalışır. dramın amacı, ortaya böyle olağandışı bir durum koyup, kahramanı bu durumla karşı karşıya getirmek, bu sınavı anlatmak, bunun sonunda kahramanın hangi noktaya, nasıl ve neden geldiğini açıklamaktır. Yudum. Az miktar. Dört gram. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İskoçya'da viski kadehi.
Dribblet : Az miktar. Nebze. Küçük parça. Parça.
Drops synonyms : small indefinite quantity, small indefinite amount, raindrop, sink, blobbing, blobbed, driblet, droppings, dribble, eyedrop, tear, dribbles, drib, fall off, slump, dribblets, blob, go down, corpuscle, eye drop, drams, drachm.
Drops zıt anlamlı kelimeler, Drops kelime anlamı
Rise : Artmak. Görünmek. Yükseltmek. Ayağa kalkmak. Doğmak (güneş). Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Açılmak. Yükseliş. Doğma eylemi. Terfi etmek.
Ascend : Ziyadeleşmek. Yukarı çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Yükselmek. Tahta çıkmak. Çıkmak. Artmak. Ağmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi).
Win : Yengi. Galip gelmek (dava). Kazanma. Fethetmek. Zafer. Başarı. Kazanmak. Ulaşmayı başarmak. Elde etmek. Galip gelmek.

Bu kısımda Drops kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drops ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drops anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drops ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.