Dram nedir, Dram ne demek

Dram; bir tiyatro terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Dram" ile ilgili cümleler

  • "İhtiyarın ve umumiyetle insanın dramı nedir, bilir misiniz?" - B. Felek

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Sahnede oynanmak üzere, konuşmalar ve hareketlerle gelişen, karşıt oluşların çalışmasıyla sonuçlanan oyun.

Yunancada «bir şey yapmak» ya da «yapılan bir şey» anlamına gelir. Yazın tarihçilerine göre lirik ve epik yanında üçüncü bir yazın alanıdır.

Halk dilinde ciddi oyun.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Tiyatrodaki geleneksel ağlatının, zamanın gelişmesine ve sinema ile televizyonun özelliklerine uygun olarak gösterdiği evrimle oluşan tür. Kahramanlar, ağlatının kapalı, dar, dış dünyayla ilişkisiz çevresinde yaşamaktan çıkıp, belli bir çevrenin, belli bir çağın somut koşulları içinde yer alırlar; günlük yaşamın içindedirler; durumları, davranışları bu yaşamın koşullarıyla belirlenir. Dram kahramanlarının belirli bir toplumsal durumu, bu durumdan ileri gelen davranışları vardır. Dramatik yapı, duygulardan, tutkulardan çok, kahramanın içinde yaşadığı toplumsal koşulların etkisiyle kurulur. Dramda da kahraman, olağandışı bir durumla karşı karşıyadır. Toplumsal yapısının, bilincinin, kendini çevreleyen koşulların elverdiği ölçüde bu olağandışı durumun üstesinden gelmeye çalışır. Kahraman ile onu çevreleyen koşullar arasında bir güç denemesi, çetin bir sınav ortaya çıkar. Dram kahramanı bu sınavla kendi kendini daha iyi tanır, güçlü ya da zayıf yönlerini öğrenir, elindeyse zayıf yönlerini güçlendirmeye çalışır. Dramın amacı, ortaya böyle olağandışı bir durum koyup, kahramanı bu durumla karşı karşıya getirmek, bu sınavı anlatmak, bunun sonunda kahramanın hangi noktaya, nasıl ve neden geldiğini açıklamaktır.

 

Edebi terim anlamı:

Trajedi veya komedi nevinden sahne eseri.

Trajedi ile komedi arasında karma bir sahne eseri.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Lirik ve epik yanında üçüncü bir edebiyat türü. Genel olarak tiyatro yapıtlarının konuşma düzeni için kullanılır.

Halk dilinde ciddi oyun.

Sahnede oynanmak üzere konuşmalı olarak yazılmış karşıt oluşların çatışmasıyla gelişen oyun.

İngilizce'de Dram ne demek? Dram ingilizcesi nedir?:

drama, dram

Fransızca'da Dram ne demek?:

drame

Dram kısaca anlamı, tanımı:

Drama : Dram.

Dramatik : Coşku veren, duyguları kamçılayan. İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay). Sahne oyununa özgü olan. Acıklı.

Dramatikleşmek : Dramatik bir durum almak.

Dramatize : Radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirilen (edebî eser). Olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya konulan (olay).

 

Dramatize etmek : Bir olayı olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya koymak. bir edebî eseri radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirmek.

Dramaturg : Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse.

Dramaturgluk : Dramaturg olma durumu.

Dramaturji : Oyun yazma ve yönetme bilgisi.

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Görüntü. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Tanık olunan, gözlenen olay.

Oynanmak : Oynama işine konu olmak.

Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.

Acıklı : Acı görmüş, yaslı, kederli. Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun.

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Güldürücü : Gülmeyi sağlayan, gülmeye yol açan, komik.

Tiyatro : Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü. Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup.

Dram sanatı : insanla ilgili olan şeyi sanatsal bir yaratışla canlandıran üretim işi. Dram sanatının birbirinden ayrılmayacak temel öğeleri; yansılama, canlandırma ve eylemdir. Üç temel öğenin bulunduğu bir kısa bölüm, beş dakikalık bir konuşma, bir sözsüz oyun, sinema, opera betikçesi hatta bir oratoryo dram sanatının kapsamı içindedir. Dram sanatı, tiyatro olgusunun yazınsal yanıdır.

Dram türleri : Sahne eserlerinin ayrıldığı dram, melodram, trajedi, komedi, vodvil, opera, operet gibi edebiyat türleri.

Dramatik olay : Dramatik bir durum yaratan olay. Herşeyden önce insanla ilgili olan ve insan üzerinde bizi düşünmeye yönelten olay. İnsanların birbirlerine, kendilerine ya da bir duruma karşı olan tutumlarında değişiklik getiren ya da bu değişikliklerine . karşı çıkan bir eylemin başlangıcı.

Dramatik oyuncu : Sözlü tiyatro oyuncusuna verilen ad.

Dramatik tiyatro : Konuşmanın, hareketlerle desteklendiği tiyatro. Epik tiyatronun çıkışından sonra, güzelduyusal nitelikleri gözönüne alınarak duygusal boşalım sağlayışından dolayı «Aristotelesçi tiyatro» olarak da tanımlanmaya başlanmıştır. bk. benzetmeci tiyatro.

Dramatik yapı : Bir filmin, bir televizyon oyununun bir izdem çevresinde gelişen, olgunlaşan, biçimlenen kuruluşu; belirli bir izdemin, belirli bir konu içinde işlenirken, belirli bir noktadan yola çıkılıp, geliştirilip, bir sonuca ulaşıncaya kadar bu konuya giriş, konunun açılması, yürüyüşü, gelişmesi; kişilerin ve bu kişilerin içinde yer aldıkları çevrenin tanıtılması; kişiler arasında ve kişiyle çevresi arasındaki ilişkiler; bu ilişkileri etkileyen çeşitli olaylar gibi öğelerin önceden tasarlanmış bir örgüye göre düzenlenişinden ortaya çıkan kuruluş.

Dramatikleşme : Dramatikleşmek durumu.

Dramatikleştirme : Dramatikleştirmek işi.

Dramatikleştirmek : Dramatik duruma getirmek.

Dramatis personale : (Lat.) Oyun kişilerinin listesi. Çevirisi: "Dram yapıtı kişileri".

Dram ile ilgili Cümleler

  • Böyle dramatik olmayı bırak.
  • O çok dramatik.
  • Amerikan draması okuyorum.
  • Jale, şimdiye kadar gördüğüm en iyi drama kraliçesidir.
  • Dramatize etmeyi kesin.
  • herseyi biraz dramatize et!
  • Dramatize etme. Her şey iyi.
  • Bunun nasıl yeni bir insanlık dramı üreteceğini anlamıyorlar mı?
  • Bu dramada bir şey eksik.O gerçek derinliği olmayan basit ikaz edici bir masal.

Diğer dillerde Dram anlamı nedir?

İngilizce'de Dram ne demek? : n. small measure of weight; sip; small amount; currency of Armenia

v. bother, be a persistent source of pain or nuisance

n. drama

Fransızca'da Dram : drame [le]

Almanca'da Dram : n. Drama

Rusça'da Dram : n. драма (F)

adj. драматичный, драматический