Dramaturg nedir, Dramaturg ne demek

Dramaturg; bir tiyatro terimidir.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

[Bakınız: oyun sanatı uzmanı,]

Tiyatro'daki terim anlamı:

Dram yazarlığının tekniğini bilen uzman. İlk anlamı ile: Oyun yazarı ve yönetici. Sonra oyun uzmanı ve eleştirmeni. Şimdiki anlamı ile: Tiyatro yönetkesinin tiyatro bilim ve sanat danışmanı. Başlıca görevleri şunlardır:

seyirciler için, program dergisini yönetmek, böylelikle de tiyatro çalışmalarını yaymak ve tanıtmak, tiyatro konusunda araştırmalar yapmak

Gönderilen yapıtlar arasından seçme yapmak, yapıtın sahneye aktarılışında edebî değerini korumak, repertuvar için öneri hazırlamak, eski yapıtları yeniden sahneye uygulamak

Tiyatro arşivini ve kütüphanesini düzenlemek ve yönetmek. Aynı görevler, radyo ve televizyon dramaturgları için de söz konusudur.

Dünya tiyatro merkezlerinde yeni sanat akımlarını gözlemek, buralarda ortaya sürülen yeni yapıtları incelemek ve oyun çizelgesine alınması gerekenleri ana dile çevirtmek.

İngilizce'de Dramaturg ne demek? Dramaturg ingilizcesi nedir?:

literary advisor

Dramaturg hakkında bilgiler

 

Dramaturji uzmanı kişilere Dramaturg denir.

Fransızca dramaturge sözcüğünden gelmektedir.

TDK'ye göre; Oyun yazma ve yönetme kurallarını bilen, bir oyun yazılır veya sahnelenirken bu bilgisinden yararlanılan kimse, oyun yazarı, tiyatro yazarı şeklinde açıklanmaktadır.

Dramaturgun görevi, oyunlaştırılmış olsun ya da olmasın, eserleri belirli ölçeklerdeki kalıplara sokarak bir tasarım yapmak, ışıktan sese, dekordan herhangi bir tirada kadar oyun içinde bütünlüğü sağlamaktır. Dramaturg, bunları yaparken yaratıcılığını kullanır. Dramaturji; rejiye, ve dramaturgluk da yönetmenliğe benzese de farklı şeylerdir.

Dramaturg tanımı, anlamı:

Tiyatro : Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü. Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer.

Oyun : Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Kumar. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Sahne : Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Tanık olunan, gözlenen olay. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Görüntü. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk.

 

Yapmak : Düzenli bir duruma getirmek. Salgılamak, çıkarmak. Olmak. Bir durum yaratmak. Gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Olmasına yol açmak. Dışkı çıkarmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Üretmek. Yol almak. Evlendirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Edinmek, sahip olmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek.

Görev : Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. İşlev. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Drama : Dram.

Dram : Acıklı olay. Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı.

Dramaturgluk : Dramaturg olma durumu.

Seçmek : Farklı görmek, üstün görmek. Birine oy vererek bir göreve getirmek. Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek. Ne olduğunu anlamak, fark etmek. Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak. Üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek. Tercihini bir yönde kullanmak.

İrdelemek : Bir konunun incelenmesi ve eleştirilmesi gereken bütün yönlerini birer birer incelemek, araştırmak, tetkik ve tetebbu etmek, mütalaa etmek.

Yardım : İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Etki.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Oyunu seven. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris.

Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.

Malzeme : Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı. Gereç.

Danışmanlık : Danışmanın yaptığı görev, müşavirlik.

Uzman : Belli bir bilim dalında lisansüstü öğrenim derecesine sahip kimse, spesiyalist. Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan. Bilirkişi.

Dramaturgi : [Bakınız: oyun sanatbilimi] Oyun yazarlığı ve tiyatro gösterisi sanatı. İki bölümde ele alınır: Teorik Dramaturgi: Oyun yazımı, oyun yazma kuralları ve tekniği bilimi. Pratik Dramaturgi: Bir oyunun sahneye konması işi. Örn. Dramaturgi üzerine ilk yapıt M.Ö. 362-360 yıllarında yazılmış olan Aristoteles'in "Poetica" sıdır. (bk. poetika) İkinci önemli örnek de: Lessing'in "Hamburgische Dramaturgie - Hamburg Dramaturgisi.

Diğer dillerde Dramaturg anlamı nedir?

İngilizce'de Dramaturg ne demek? : [Dramaturge] n. dramatic adviser, one who provides guidance and advice in a dramatic department

n. dramatist, playwright

n. script editor

Almanca'da Dramaturg : n. Dramaturg

Rusça'da Dramaturg : n. драматург (M)