Drug trafficker türkçesi Drug trafficker nedir

  • Uyuşturucu satıcısı.
  • Uyuşturucu kaçakçısı.
  • Yasadışı uyuşturucu maddeler alıp satan kimse.

Drug trafficker ingilizcede ne demek, Drug trafficker nerede nasıl kullanılır?

Drug : Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). İlaçla uyuşturmak. İçkisine ilaç katmak. İlaç. Uyuşturucu. İlaçla uyutmak. İlaç vermek. Uyuşturmak. Ecza.

Trafficker : Kaçakçı. Satıcı (uyuşturucu vb.). Tacir.

Drug abuse : İlacın kötüye kullanımı. Madde bağımlılığı. Madde suistimali. İlacı kötü amaçla kullanma. İlaç suistimali.

Drug addict : İlaç bağımlısı. Uyuşturucu maddelere düşkün. Uyuşturucu bağımlısı. Esrarkeş. Uyuşturucu düşkünü. Hapçı.

Drug addicted : Hapçı. İlaç bağımlısı. Madde bağımlısı. Uyuşturucu bağımlısı.

Drug addiction : Hap müptelalığı. Uyuşturucu bağımlılığı. Uyuşturucu özdek alışkanlığı. İlaç alışkanlığı. Türlü toplumsal ve ruhsal etkenler sonucu bir uyuşturucu özdeği düzenli biçimde, gönüllü olarak ve ruhsal bir bağımlılıkla (yokluğu bunalmaya yol açacak biçimde) kullanma alışkanlığı. Madde bağımlılığı.

İngilizce Drug trafficker Türkçe anlamı, Drug trafficker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drug trafficker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Peddler : İşporta işiyle uğraşan kişi. Belli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse. Lafçı. İşportacı. Seyyar satıcı. Bohçacı. Tablacı. Çerçi. Dedikoducu.

Slinger : Sapancı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Torbacı. Savuran kimse. Atan kimse. Fırlatan kimse. Atıcı.

Slingers : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Atıcı. Atan kimse. Torbacı. Sapancı. Fırlatan kimse. Savuran kimse.

Pusher : Çocuk arabası. Bebek arabası. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. Sürücü. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fırsatçı. Torbacı. İtici lokomotif. Kaydırmacı. İtici.

Pushers : Sürgü. Fırsatçı. İtici lokomotif. İtici.

Drug dealer : Torbacı. Zehir taciri. Uyuşturucu madde satıcısı.

Clockers : Zaman hakemi. Zamanı ölçen kimse (bir yarışta, vb.). Torbacı.

Connection : Bağ. Müşteri. Bağlantı. Dostluk. Yakın. Dost. Aktarmalı taşıt. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. İlişki.

Drug trafficker synonyms : drug pusher, narcotrafficker, drug peddler, clocker, peddlers.