Slinger türkçesi Slinger nedir
- Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
- Savuran kimse.
- Torbacı.
- Fırlatan kimse.
- Atıcı.
- Atan kimse.
- Uyuşturucu satıcısı.
- Sapancı.
Slinger ingilizcede ne demek, Slinger nerede nasıl kullanılır?
Oil slinger : Yağ yönlendiricisi. Yağ deflektörü. Yağ tutucu.
Slingers : Fırlatan kimse. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Sapancı. Torbacı. Atan kimse. Uyuşturucu satıcısı. Savuran kimse. Atıcı.
Gunslinger : Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum. Silahlı soyguncu.
Gunslingers : Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum. Silahlı soyguncu. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum.
Mudslinger : Rakibine çamur atan kimse. Çamur atan kimse.
Ehmer sling : Köpeklerde kalça çıkıklarında kalça ekleminin vücut ağırlığını taşımaması için ayağın ön ve arka kısmının plasterle sarıldıktan sonra diz ekleminin bükülerek ayağın kıvrılıp plasterle bükük bir tarzda sarılması işlemi. Ehmer bandajı.
Robinson sling : Arka bacağın askıya alınması. Köpeklerde uyluk ve kaval kemiği kırıklarının operatif tedavilerinden sonra hayvanın bu bacağını kullanmasına ve döndürmesine imkan vermeyen bir sargı biçimi.
Sling out : Savmak. Dışarı fırlatmak. Başından atmak. Bir şeyden kurtulmak. Dışarı atmak.
Sling ink : Yazısında eleştirmek. Çamur atmak (yazıda).
Baby sling : Ana kucağı. Omuzdan askılı ana kucağı.
İngilizce Slinger Türkçe anlamı, Slinger eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slinger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Firers : Nişancı. Silahı ateşleyen kimse. Ateşleyici. Ateş eden kimse. Belirli bir şekilde ateş eden silah (ör. tek tek ateş eden, seri ateş eden). Ateş yakan kimse.
Narcotrafficker : Uyuşturucu kaçakçısı.
Gasbag : Geveze. Lafebesi. Gaz balonu. Palavracı. Gaz torbası. Boş konuşan kimse.
Wielders : Yöneten. Sallayan kimse. Etkili denetimci. Etkili kullanıcı (araçlar, silahlar vs). Kontrolcü (güç, otorite vs). Kontrol eden. Hükümdar. Sağa sola sallayan kimse.
Exploders : Ateşleyici. Detonatör barut hakkı. Kapsül. Ateşleme tertibatı. Bir patlamaya sebep olan şey. Patlayan şey. Funya. Ateşleme makinesi.
Firer : Ateşleyici. Nişancı. Belirli bir şekilde ateş eden silah (ör. tek tek ateş eden, seri ateş eden). Ateş yakan kimse. Silahı ateşleyen kimse. Ateş eden kimse.
Hurlers : Savuran. Fırlatan. Fırlatıcı.
Loudmouth : Palavra sıkmak. Ağzı kalabalık. Palavracı. Gevezelik etmek. Geveze. Çalçene.
Connection : Bağlama. İlişik. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. İrtibat. Yakınlık. Bağ. Aktarmalı taşıt. Birleştirme.
Slinger synonyms : slingers, exploder, pusher, gasbags, throwers, riggers, drug pusher, flingers, four flusher, launcher, boaster, clockers, hurler, drug dealer, corner boy, boasters, fourflusher, thrower, fourflushers, peddler, marksman, wielder, drug trafficker, pushers, clocker, candyman, loudmouths, peddlers, drug peddler, rigger, fabulist, flinger.
Slinger ingilizce tanımı, definition of Slinger
Slinger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who slings, or uses a sling.

Bu kısımda Slinger kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slinger ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slinger anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slinger ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.