Dual labour market türkçesi Dual labour market nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İkili işgücü piyasası.
  • İşgücü piyasasındaki içsel işgücü piyasası ve dışsal işgücü piyasası; birincil işgücü piyasası ve ikincil işgücü piyasası; kayıtlı işgücü piyasası ve kayıt dışı işgücü piyasası gibi ikiliklerin olduğu işgücü piyasası.

Dual labour market ingilizcede ne demek, Dual labour market nerede nasıl kullanılır?

Dual : Çift. İkizuzay. İkilik. Çifte. Eşlek. Çiftli. Çift yönlü. İki eş parçalı. Bilgisayar, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. İkili.

Labour : Emek vermek. İş. Güçlükle hareket etmek. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Lafı uzatmak. Doğum. İşçi sınıfı. (gemi) denizde çalkalanmak. Doğum sancısı.

Market : Alışveriş yapmak. İstek. Satışa çıkarmak. Satak. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Talep. Çarşı. Piyasa. Satmak. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer.

Labour market : Emek sunum ve isteminin karşı karşıya gelmesiyle ücretlerin ve işlendirme koşullarının belirlendiği piyasa. Emek pazarı. Toplam emek sunusu ile emek isteminin karşılaştığı var sayılan ve sonuç olarak ücreti belirgin bir duruma getiren iş genel satağı. İş genel satağı. İş piyasası. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Emek piyasası.

 

Flexible labour market : Esnek işlendirme olanaklarının sağlandığı, işe alım ve işten çıkarımın kolaylıkla yapılabildiği ve dolayısıyla işlendirme maliyetlerinin düşürülebildiği işgücü piyasası. Esnek işgücü piyasası.

Primary labour market : Nitelikli işgücünün yüksek ücretli işlerde (iyi işler) çalıştırıldığı, işgücünün kariyer beklentilerinin karşılandığı, sürekliliğin, iyi çalışma koşulları ve kuralların olduğu piyasa. krş. ikincil emek piyasası. Birincil emek piyasası.

Internal labour market : İçsel emek piyasası. Ücretlerin belirlenmesi ve iş örgütlenmesinin bir dizi yönetsel kurallar ve yöntemler tarafından belirlendiği işgücü piyasası. Dışarıdaki emek piyasasıyla doğrudan bağlantısı olmayan firma içindeki emek sunum ve istemi. İçsel işgücü piyasası.

Secondary labour market : İkincil emek piyasası. Ücretlerin düşük ve işlendirme koşullarının istikrarsız olduğu emek piyasası. krş. birincil emek piyasası.

Informal labour market : Kayıt dışı işgücü piyasası. Sürekli veya geçici işlerde çalışma mevzuatına aykırı olarak sosyal güvenlik sistemi dışında işlendirilenlerin yer aldığı piyasa.

Formal labour market : Kayıtlı işgücü piyasası. Sürekli veya geçici işlerde çalışma mevzuatına uygun olarak sosyal güvenlik sistemi içinde işlendirilenler ile memurların yer aldığı piyasa.

 

İngilizce Dual labour market Türkçe anlamı, Dual labour market eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dual labour market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Dual labour market synonyms : dlm, a change in individual demand, ability to pay approach, abnormal budget, a group shares, abnormal budget receipts, ability to pay principle.