Ductulus türkçesi Ductulus nedir

  • Duktulus.
  • Küçük kanal, borucuk.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Ductulus ingilizcede ne demek, Ductulus nerede nasıl kullanılır?

Ductule : Borucuk. Küçük kanal. Kanalcık. Küçük boru.

Ductuli alveolares : Duktuli alveolares. Akciğerlerde bronchus respiratorii'lerden en son bölme olarak ayrılan ve bütün duvarları alveollerle kaplanmış bulunan kanalcıklar.

Ductuli biliferi : Duktuli biliferi. Safra kanalcıkları.

Ductuli efferentes testis : Duktuli efferentes testis. Rete testis ile duktus epididimidis arasındaki spermatozoonun iletildiği testis dışı boşaltım yolu, er bezinin götürücü kanalcıkları. Er bezinin götürücü kanalcıkları.

Ductuli excretorii : Duktuli ekskretori. Gözyaşı bezinin akıtıcı kanalcıkları.

Ductuli prostatici : Prostat bezinin salgısını, colliculus seminalis'in her iki tarafına döken çok sayıda kanal, duktuli prostatisi. Prostat kanalları. Duktuli prostatisi.

Ductuli lactiferi : Meme parenkiminden salgılanan sütü sinus lactifer'e getiren süt kanalları, duktuli laktiferi. Süt kanalları. Duktuli laktiferi.

Ductus epididymidis : Ductuli efferentes’in birleşmesinden oluşan ve epididimidis içerisinde kıvrımlı kanalcıklar halinde bulunan kanal, duktus epididimidis. Epididimis kanalı. Duktus epididimidis.

 

Ductus cysticus : Safra kesesiyle ductus hepaticus communis arasında seyreden kanal, duktus sistikus. Safra kesesi kanalı. Duktus sistikus.

Ductus deferens : Meni kanalı. Epididimisle üretranın başlangç kısmı arasında uzanan ve spermi colliculus seminalis'e döken kanal, duktus deferens, sperm kanalı, vas deferens. Duktus deferens. Deferent. Sperma kanalı.

İngilizce Ductulus Türkçe anlamı, Ductulus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ductulus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Abdomen. Karnın altı.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Channel : Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Yönlendirmek. Çevirmek. Maceraya sevk etmek. Yöneltmek. Kanal. Hat. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Kanala dökmek. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol.

 

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Ductule : Kanalcık. Küçük kanal. Küçük boru. Borucuk.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Ductulus synonyms : epithelial duct, biliary ductule, sweat duct, abaxial, abdominal ovariectomy, a amplitude mod, duct, abattoir, canal, a clay, a c syndrom, a band, a crochordon.