Duduramak nedir, Duduramak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kızarak homurdanmak, söylenmek, mırıldanmak.

Duduramak kısaca anlamı, tanımı

Dudu : Kadınlara verilen bir unvan, hanım. Papağan. Yaşlı Ermeni kadını

Mırıldanmak : Alçak sesle kendi kendine bir şeyler söylemek. Ancak yanındakinin duyabileceği bir biçimde konuşmak. Alçak sesle şarkı söylemek.

Homurdanmak : Öfke, kızgınlık, can sıkıntısıyla anlaşılmaz sesler çıkarmak. Taşıt, alet vb. alışılmışın dışında bozuk ses çıkarmak.

Homurdanma : Homurdanmak işi.

Mırıldanma : Mırıldanmak işi.

Söylenmek : Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.

Söylenme : Söylenmek işi.

Homurdan : Çok konuşan, geveze.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Mırıl : İyi olmayan, işe yaramayan. Kof ceviz, içi boş mısır. Palto. Çamurlu yer, bataklık. Bulanık suların dibine çöken çamur. Sellerin getirdiği çamur, mil. Pislik, çöplük. Bulanık su. Üzüm, dut ve benzerleri meyvelerin sıkılıp şırası alındıktan sonra kalan posası. Bataklık çamuru.

 

Homu : Boğuk sesli (kimse). Derbeder (kimse). Yayıkta dövülerek yağ elde edilen ekşi süt.

Mırı : Geveze. Konuşmayan kimse.

Diğer dillerde Dudaktan okuma anlamı nedir?

İngilizce'de Dudaktan okuma ne demek ? : lip-reading