Homurdan nedir, Homurdan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çok konuşan, geveze.

Homurdan ile ilgili Cümleler

  • Marzipan domuzları homurdanmazlar.
  • Ali her zaman bir şey hakkında homurdanıyor.
  • O sarhoşken, homurdanıyor ve kavga ediyor. O ayıkken, eline ne gelirse atıyor ve hiçbir şey söylemiyor.
  • O hep homurdanıyor.
  • En çok sevdiğimiz ve en çok homurdandığımız yer evdir.
  • Homurdanmayı sevmem.
  • Sen her zaman homurdanıyorsun.
  • Homurdanmayı bırak.
  • Ali her zaman homurdanıyor.
  • Ali homurdandı.
  • Yöneticiler hâlâ homurdanıyor mu?
  • Homurdanıyor zaten benden ne istediğini biliyorum!
  • Ali bir homurdanan kimse.

Homurdan anlamı, tanımı

Homu : Boğuk sesli (kimse). Derbeder (kimse). Yayıkta dövülerek yağ elde edilen ekşi süt

Homurdanış : Homurdanma işi.

Homurdanma : Homurdanmak işi.

Homurdanmak : Öfke, kızgınlık, can sıkıntısıyla anlaşılmaz sesler çıkarmak. Taşıt, alet vb. alışılmışın dışında bozuk ses çıkarmak.

Geveze : Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Gevez : Sürü hayvanlarının boynuna takılan küçük çan.

 

Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars).

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Homozigot anlamı nedir?

İngilizce'de Homozigot ne demek ? : homozygote