During that time türkçesi During that time nedir

During that time ile ilgili cümleler

English: I will not be able to participate in the company meetings in May as I will be traveling in Asia during that time.
Turkish: O süre boyunca Asya'da seyahat ediyor olacağımdan mayıstaki şirket toplantılarına katılamayacağım.

During that time ingilizcede ne demek, During that time nerede nasıl kullanılır?

During : Sürece. Süresinde. Zarfında. Süresince. Süresi boyunca. Esnasında. İken. Boyunca. Müddetçe. Sırasında.

That : -en. Diye. O kadar. Şu. Ki. -an. O. Öteki. -dığı. -diği.

Time : Zamanlama yapmak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Önel. Zamanlamak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Müddet. Süre tutmak. Tempo tutmak. Süre.

That time : O dönem.

After that time : Bu andan sonra.

At that time : O sıralarda. O zamanda. O zaman.

By that time : O zamanda önce. O zamana kadar.

Since that time : O zamandan bu yana. O zamandan beri.

Ever since that time : O zamandan beri. O andan bu yana.

İngilizce During that time Türkçe anlamı, During that time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak During that time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thereat : Orada. O zamanda. O nedenle.

At that point : Tam o zaman. O noktada. O noktaya gelince. O aşamaya gelince.