That time türkçesi That time nedir
- O dönem.
That time ile ilgili cümleler
English: At that time I had a poor income and couldn't live on it.
Turkish: O zamanlarda kötü bir gelirim vardı ve onunla geçimimi sağlayamadım.
English: At that time nobody lived on the island.
Turkish: O sıralarda adada hiç kimse yaşamadı.
English: By that time I'll have already left.
Turkish: O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
English: I admit, at that time I was a little drunk.
Turkish: O zaman biraz sarhoş olduğumu kabul ediyorum.
English: An old proverb says that time is money.
Turkish: Eski bir atasözü zamanın nakit olduğunu söylüyor.
That time ingilizcede ne demek, That time nerede nasıl kullanılır?
That : O kadar. -en. O. Şu. Diye. -dığı. Bu kadar. Ki. -diği. İçin.
Time : Zamanlama yapmak. Zaman. Temposunu belirlemek. Tempo tutmak. Süre tutmak. Yerbilim zamanı. Vakit. Müddet. Saat tutmak. Zamanlamak.
After that time : Bu andan sonra.
At that time : O sıralarda. O zamanda. O zaman.
By that time : O zamana kadar. O zamanda önce.
Ever since that time : O andan bu yana. O zamandan beri.
During that time : O zaman zarfında. O sırada.

Bu kısımda That time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede That time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce That time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz That time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.