Dutch türkçesi Dutch nedir

  • .
  • Hollanda.
  • Hollandalılara özgü olan.
  • Hollandaca.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Felemenkçe.
  • Hollandalı.
  • Alman.
  • Hollanda'ya özgü.
  • Hollanda'ya ait.
  • Hollanda'yla ilgili veya ona ait.
  • Hollanda dili.
  • Felemenk.
  • Flemenk.
  • Flemenkçe.
  • Bugünkü hollanda, belçika ve kuzey-doğu fransa'ya eskiden verilen ad.

Dutch ile ilgili cümleler

English: In the Dutch town of Maastricht there ought to be 53 churches, but some of them are already used as shops, cafés or museums.
Turkish: Hollanda kenti Maastricht'te 53 tane kilise olması gerekir, ama onlardan bazıları zaten mağaza, kafe ya da müze olarak kullanılır.

English: Brigitte is a Dutch name.
Turkish: Brigitte bir Hollandalı ismidir.

English: This area was first settled by the Dutch more than two hundred years ago.
Turkish: Bu araziye ilk olarak iki yüzyıldan uzun bir süre önce Hollandalılar tarafından yerleşildi.

English: Let's go Dutch today.
Turkish: Bugün ayrı ayrı ödeyelim.

English: It is a Dutch bargain.
Turkish: İş kararlaştırıldı.

Dutch ingilizcede ne demek, Dutch nerede nasıl kullanılır?

Dutch auction : Eksiltme. Açık eksiltme. Açık artırma. En yüksek fiyat teklifi ile başlayıp aşağı doğru inen müzayede. Alıcı çıkana kadar fiyatın düşürüldüğü satış. Müzayede. Kamu veya özel kuruluşların yaptıracakları işi veya gereksindikleri malı, önceden belirlenen yer ve zamanda, yarışma yoluyla en düşük fiyata satın aldıkları bir tür ihale yöntemi. krş. ihale, açık eksiltme, kapalı eksiltme.

 

Dutch belted cattle : Hollanda kuşaklı sığırı. Hollanda’dan köken alan, ırk özelliği olarak vücudunun orta kısmı omuzdan kalçaya kadar uzanan beyaz renkli bir kemerle çevrilen, bazı ülkelerde bu nişane nedeniyle beyaz çarşaf sarılı sığır olarak da adlandırılan, vücudunun geri kalan kısmı genellikle siyah renkte ve seyrek olarak kırmızı da olabilen, boynuzlu, küçük kemikli, kolay buzağılayan, uysal mizaçlı, et verimi ve döl verimi yüksek, öncelikli olarak süt verimi yönünde yetiştirilmesine rağmen et verimi yönünde de yetiştirilen, kombine verimli sığır ırkı.

Dutch brick : Sert tuğla.

Dutch capital : Hollandanın başkenti.

Dutch cheese : Yağsız sütün kaymağından yapılan yumuşak beyaz peynir türü. Süzme peynir. Hollanda peyniri.

Dutch florin : Hollanda florini.

Dutch comfort : İşlerin mevcut olandan da kötü olabileceğini belirten avunç. Polyannacılık.

Dutch door : Hollanda kapısı. Üstü ve altı ayrı açılır kapı. Akordion kapı.

Dutch friesian cattle : Hollanda frizyan sığırı. Hollanda’dan köken alan, 1 yüzyılda kuzey hollanda’ya getirilen küçük siyah beyaz sığırların hollanda ırkı sığırlarla birleştirilmesiyle temeli oluşturulmuş, 1970’li yıllarda abd’den getirilen holştayn’ların da ırkın oluşumuna katılımıyla geliştirilmiş, günümüzde % 25 hollanda frizyan ve % 75 holştayn genotipi taşıyan, önceleri hem süt hem de et verimi yönünde yetiştirilmesine rağmen günümüzde holştayn genotipinin katılmasıyla kuzey hollanda’nın süt verimi en yüksek ırkları arasında yer alan, vücut yapısı da büyütülmüş, siyah beyaz alaca renkli sütçü sığır ırkı.

 

Dutch oven : Yatağın içinde osurup yanındaki kişiyi yorganın içine hapsetme. Güveç tenceresi. Kuzine. Derin tava. Kalın ve kapalı tava. Güveç çanağı.

İngilizce Dutch Türkçe anlamı, Dutch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dutch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Krauts : Bir çeşit lahana turşusu.

Correspondent : Mektup arkadaşı. Bir kimseyle sürekli mektuplaşan kişi. Muhabir. Yazışma yapan kimse. Taşra muhabiri. Dış ülke muhabiri. Karşılıklı. Uyan. Taşra ya da dış ülke muhabiri.

Archon : Hükümdar. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Arhont.

Dutches : Bir kimsenin karısı (cockney {doğu londra} argosu). Bayan eş. Karı.

Hollandish : Hollandaya ait.

Sausages : Sucuk. Sosis.

Cobber : (avustralya'da kullanılan terim) dost. Badi. Kanka. Arkadaş.

Comate : Saçlı. Arkadaş. Püsküllü.

Antiquity : Antikite. Eskilik. İlkçağ. Antik çağlar. Eski çağlar. Eski yapıtlar. Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Eski zaman. Antikalık.

Dutch synonyms : dutch people, netherlands, axis powers, dutchman, sauerkraut, areopagite, cobbers, belgian dutch, jerries, counterparts, compeers, boche, barricade, kraut, areopag, land, coequals, armour, archives, armistice, deutsche, the dutch, german, alleles, nederland, hun, acropolis, almanac, hollander, corresponding, country, the low countries, netherland.

Dutch ingilizce tanımı, definition of Dutch

Dutch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dutchmen. The people of Holland. Pertaining to Holland, or to its inhabitants.