Dutch disease türkçesi Dutch disease nedir

  • Yeni doğal kaynakların keşfiyle birlikte dış ticaret gelirlerinin artmasına bağlı olarak zenginleşen ülkede, ulusal paranın değerinin artması sonucu dışsatım malları fiyatları yükseleceğinden dışsatım mallarının yurtiçi üretiminin gerilemesine bağlı olarak söz konusu ülkede ortaya çıkan sanayisizleşme veya diğer sanayi kollarının gerilediği durum.
  • Hollanda sendromu.
  • Ülke içindeki doğal kaynaklarda yaşanan talep artışı ile reel kur oranının yükselmesi ve özellikle reel sektör veya imalat gibi dışa bağımlı diğer endüstrilerin dış ticarette dezavantajlı duruma gelmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ülke içindeki doğal kaynaklarda yaşanan talep artışı sonrası reel kur oranının yükselerek dışa bağımlı diğer endüstrilerin dış ticarette dezavantajlı duruma düşmesi.
  • Hollanda hastalığı.

Dutch disease ingilizcede ne demek, Dutch disease nerede nasıl kullanılır?

Dutch : Flemenk. Bugünkü hollanda, belçika ve kuzey-doğu fransa'ya eskiden verilen ad. Hollandalı. Flemenkçe. Hollandaca. Hollanda'yla ilgili veya ona ait. Hollanda dili. Felemenk. Felemenkçe. Hollanda'ya özgü.

Disease : Lyme hastalığı. Rahatsızlık. Hastalık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Sayrılık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Dert. İllet. Maraz.

 

Dutch auction : Alıcı çıkana kadar fiyatın düşürüldüğü satış. Açık eksiltme. Açık artırma. En yüksek fiyat teklifi ile başlayıp aşağı doğru inen müzayede. Kamu veya özel kuruluşların yaptıracakları işi veya gereksindikleri malı, önceden belirlenen yer ve zamanda, yarışma yoluyla en düşük fiyata satın aldıkları bir tür ihale yöntemi. krş. ihale, açık eksiltme, kapalı eksiltme. Eksiltme. Müzayede.

Dutch belted cattle : Hollanda kuşaklı sığırı. Hollanda’dan köken alan, ırk özelliği olarak vücudunun orta kısmı omuzdan kalçaya kadar uzanan beyaz renkli bir kemerle çevrilen, bazı ülkelerde bu nişane nedeniyle beyaz çarşaf sarılı sığır olarak da adlandırılan, vücudunun geri kalan kısmı genellikle siyah renkte ve seyrek olarak kırmızı da olabilen, boynuzlu, küçük kemikli, kolay buzağılayan, uysal mizaçlı, et verimi ve döl verimi yüksek, öncelikli olarak süt verimi yönünde yetiştirilmesine rağmen et verimi yönünde de yetiştirilen, kombine verimli sığır ırkı.

Dutch brick : Sert tuğla.

Dutch capital : Hollandanın başkenti.

İngilizce Dutch disease Türkçe anlamı, Dutch disease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dutch disease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Dutch disease synonyms : a type mutual funds, ability rent, a group shares, ability to pay approach, a change in supply, a shift in supply.