Ear drum türkçesi Ear drum nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ses titreşimlerinin orta kulaktaki kemikçiklere geçmesini sağlayan, dış kulak yolu ile orta kulak arasında bulunan zar. timpanik zar.
  • Kulak zarı.

Ear drum ingilizcede ne demek, Ear drum nerede nasıl kullanılır?

Ear : Dikkat. Başaklanmak. Çıkıntı. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulp. İşitme duyusu. Başak. Kulak. Kulak verme.

Drum : Sütun gövdesi. Buhar kazanından buharın alındığı kubbeli kısım. Çağırmak. Tekrar ede ede öğretmek. Sınava çalışmak. Davul. Dümbelek. Davul sesi çıkartmak. İneklemek. Davul şeklinde şey.

Ear ache : Kulak ağrısı.

Ear canal : Kulak kanalı. Kulak yolu.

Ear canal resection : Dış kulak yangısının medikal tedavilerle iyileşmediği ve vejatatif üremelerle kulak yolunun tıkandığı durumlarda dış kulak yolunun ameliyatla uzaklaştırılması. hinz, zepp ve bunun gibi pek çok yöntemle dış kulak yolu uzaklaştırılabilir. Kulak yolunun rezeksiyonu.

Ear doctor : Kulak doktoru.

Ear cutting forceps : Kulak kesme pensi. Kulağı sıkıştırmaya yarayan iki şubesi bulunan, uçlarından vidalarla sıkıştırılan, bu subelerin birbirine karşı gelen yüzleri dişli olan pens. bunların düz veya s biçiminde kıvrık olanları vardır.

 

İngilizce Ear drum Türkçe anlamı, Ear drum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ear drum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Eardrums : Kulakdavulu. Timpan zarı. Kulakzarı.

Drumhead : Irgat kafası. Davul derisi.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Ear drum synonyms : membrana tympani, abramis zone, abambulacral area, a site, abiotic environment, tympanums, eardrum, tympanic membane, abo blood groups system, tympanic membrane, abiotic factor, tympana, a cells, aardwolf, tympanum.