Earlaps türkçesi Earlaps nedir

Earlaps ingilizcede ne demek, Earlaps nerede nasıl kullanılır?

Earlap : Kulak kepçesi. Kulaklık. Kulakları sıcak tutmak amacıyla bir şapkaya eklenmiş iki kanatçıktan biri.

Earl grey tea : Earl grey çayı. Siyah çin çayı karışımı and darjeeling çayı.

Earl williams : Maccabi tel aviv'de (israil basketbol takımı) oynamış olan amerikalı basketbol oyuncusu. Kont williams.

Earl : ä°ngiliz kontu. Kont. İngiliz kontu. Britanya kontu. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Earldom : Kontluk.

Earlobes : Kulak memesi.

Earlies : Mum benzeri küçük patatesler. (aşçılık) ilkbaharda ve yaz başında toplanan olgunlaşmamış patatesler.

Earless : Kulağı veya kulakları olmayan. Kulaksız.

Earlier : Evvel. Daha evvel. Erken. Eski. Peşin. Sabık. Daha erken. Daha öncesinde.

Earlobe : Kulak memesi.

İngilizce Earlaps Türkçe anlamı, Earlaps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earlaps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cans : (argo) kulaklıklar.

Headset : (ikili) kulaklık. İkili kulaklık. Telsiz konuşması için kullanılan başlık. Kulaklıklı. Baş takımı. Kulaklıklı telefon. Mikrofonlu kulaklık. Kafa takımı.

 

Earpiece : Gözlük sapı.

Auricles : Kulakçık. Kulakçık (kalp). Kulakkepçesi. Sayvan. Aurikula.

Earpieces : Gözlük sapı.

Deaf aid : İşitme cihazı.

Cap : Kep takmak (simge). Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu. Başlık. Kapatmak. Tamamlamak. Başlık geçirmek. Borunun ağzına doğrudan doğruya takılan bir tapa cinsi. Oğlak. Sırlamak. Kapak.

Tragus : Dış kulağın ön kısmındaki çıkıntı (latince). Dış kulak ağzındaki kıkırdaksal çıkıntı. Tragus.

Pinnae : Telek. Yüzgeç. Yaprakçık. Pinne.

Earphone : Kulak etrafındaki saç lülesi. Telefon kulaklığı.

Earlaps synonyms : headphones, pinnas, headsets, earflap, hearing aid, ear protector, ear muff, headphone, flap, earphones, earlap, auricle, pinna.

Earlaps zıt anlamlı kelimeler, Earlaps kelime anlamı

Eared : Kulaklı. Belirli bir sayı veya çeşitte kulakları olan (örneğin uzun kulaklı vs). Kulakları olan.